SON DAKİKA
--:--:--
Erhan Navruz

TARSİM’in Görünen Yüzü: Bekir Engürülü ve Sahada Yönetim Anlayışı

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

Türk sigortacılık sektörünün son yirmi yılda ortaya çıkardığı en önemli başarı hikâyelerinden biri kuşkusuz TARSİM’dir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde tarım sigortacılığı hâlâ devlet destekleri, çiftçi katılımı ve sürdürülebilir finansman modelleri açısından tartışılırken, Türkiye bu alanda örnek gösterilen bir sistem oluşturmayı başarmıştır.

Elbette hiçbir yapı kusursuz değildir. TARSİM de zaman zaman eleştirilere konu olabilir, hasar süreçlerinde tartışmalar yaşanabilir ya da sistemin geliştirilmesi gereken yönleri bulunabilir. Ancak objektif bir değerlendirme yapıldığında, tarım sigortacılığı denildiğinde dünyanın sayılı modellerinden birinin Türkiye’de hayata geçirilmiş olduğu gerçeğini kimse inkâr edemez.

Bugün Türk çiftçisi doludan don riskine, kuraklıktan fırtınaya, hayvancılıktan seracılığa kadar çok geniş bir alanda güvenceye ulaşabiliyorsa, bunun arkasında yıllar içerisinde oluşturulmuş güçlü bir sistem bulunmaktadır.

Bu sistemin son yıllardaki en dikkat çekici taraflarından biri ise hiç şüphesiz sahadaki görünürlüğüdür.

Burada özellikle TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü’nün ortaya koyduğu yönetim anlayışına ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Sigorta sektöründe uzun yıllardır görev yapan biri olarak çok sayıda yönetici gördüm. Kimi makamından yönetmeyi tercih eder, kimi toplantı salonlarından çıkmaz, kimi ise kurumunu yalnızca raporlar ve sunumlar üzerinden takip eder.

Bekir Engürülü ise farklı bir profil çiziyor.

Kendisini özellikle basın bültenleri, sektör haberleri ve kamuoyuna yansıyan faaliyetleri üzerinden takip ettiğimde dikkatimi çeken ilk unsur enerjisi oluyor. Tarım sigortacılığıyla ilgili nerede bir toplantı varsa orada. Nerede bir üretici buluşması düzenleniyorsa orada. Nerede çiftçiye yönelik bir bilgilendirme faaliyeti gerçekleştiriliyorsa yine orada.

Sadece katılım sağlayan bir yönetici değil, sürecin içerisinde aktif rol alan bir isim görüntüsü veriyor.

Türkiye gibi geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren bir kurumun genel müdürü olmak başlı başına yoğun bir mesai gerektirirken, buna rağmen sahada bu kadar görünür olmak kolay bir tercih değildir.

Çünkü tarım sigortacılığı masa başında yönetilebilecek bir alan değildir.

Hasarı yaşayan çiftçinin tarlasına gitmeden, don olayının etkilerini yerinde görmeden, üreticinin beklentilerini dinlemeden ve sektör paydaşlarıyla birebir temas kurmadan sağlıklı bir sistem yönetimi oluşturmak mümkün değildir.

Belki de TARSİM’in başarısının önemli nedenlerinden biri tam olarak burada yatıyor.

Çiftçiyle temasın kesilmemesi.

Sahanın sesinin merkeze taşınabilmesi.

Karar vericilerin masadaki raporların ötesine geçebilmesi.

Bekir Engürülü’nün son dönemde ortaya koyduğu çalışma temposuna bakıldığında bu anlayışın kurum kültürünün merkezine yerleştiği görülüyor.

Bir hafta Doğu Anadolu’da üreticilerle buluşurken, diğer hafta Ege’deki tarımsal riskleri yerinde inceliyor. Bir yandan uluslararası platformlarda Türkiye modelini anlatırken, diğer yandan köylerde düzenlenen bilgilendirme toplantılarında üreticilerle aynı masaya oturabiliyor.

Bu durum yalnızca bir yöneticinin yoğun çalıştığını göstermiyor.

Aynı zamanda kuruma duyduğu aidiyeti ve tarım sigortacılığının gelişimine olan inancını da ortaya koyuyor.

Bugün iklim değişikliği, kuraklık, aşırı hava olayları ve doğal afetler dünyanın en önemli gündem maddeleri arasında yer alırken, tarım sigortacılığı artık sadece bir sigorta ürünü olmaktan çıkmış durumda. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir güvence mekanizmasına dönüşmüş durumda.

Bu nedenle TARSİM’in başarısı yalnızca sigortacılık sektörünün değil, aynı zamanda Türkiye tarımının da başarısıdır.

Bu başarının devam etmesi için sistemin sürekli geliştirilmesi, eleştirilerin dikkate alınması ve sahadaki ihtiyaçların doğru okunması gerekiyor.

Ancak bir gerçeği de teslim etmek lazım.

Bir kurumun başarısında sistem kadar insan faktörü de önemlidir.

Bugün TARSİM’in sahadaki güçlü görünürlüğü konuşuluyorsa, bunda Bekir Engürülü’nün ortaya koyduğu yüksek tempolu çalışma anlayışının önemli bir payı olduğu görülüyor.

Kurumunu masa başından değil, sahadan yönetmeye çalışan bir profil çiziyor.

Belki de tarım sigortacılığı gibi doğrudan üreticiyle temas gerektiren bir alanda en çok ihtiyaç duyulan şey tam olarak budur.

Çünkü toprağın sesini duymadan tarımı, çiftçiyi dinlemeden de tarım sigortacılığını yönetmek mümkün değildir.

Reklam 469Reklam 197ffReklam 458Reklam 845

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
Erhan Navruz
Erhan Navruz Sigortacılık Fuarı Türkiye İçin Bir Başlangıç Noktasıdır
Erhan Navruz
Erhan Navruz Sigorta Sektöründe Teknoloji ve Yapay Zekâ Konuşurken Yerel Dinamikleri Atlıyor Muyuz?
Erhan Navruz
Erhan Navruz Palandöken’in Açıklamaları ve Sigortacılığın Anlatılamayan Gerçekleri
Erhan Navruz
Erhan Navruz Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik: Birleşmenin Ötesinde Bir Başarı Hikâyesi
Erhan Navruz
Erhan Navruz Geçici Türbülans, Kontrollü Seyir: Magdeburger Sigorta
Erhan Navruz
Erhan Navruz TSB Seçimi: Kazanan Var Ama Mesaj Daha Büyük
Yazarlarımız
En Güncel ve Doğru Haberler!
Sigorta Haber

Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.

2025 Sigorta Haber © Tüm hakları saklıdır.