Moody’s CEO’su Rob Fauber, giderek karmaşıklaşan dünyada riskler arasındaki bağlantıların sonuçları büyütebildiğini söyledi. Fauber’e göre sigorta ve reasürans sektörünün gelişmekte olan riskleri anlamaya çalışırken, etkin risk transferi için sermaye sağlayıcıları dahil tüm paydaşların güvenini güçlendirmesi gerekiyor.
Fauber, 2026 Rendez-vous etkinliği sırasında Monte Carlo’da Moody’s tarafından düzenlenen ve küresel ekonomi ile toplumun karşı karşıya olduğu gelişmekte olan risklere odaklanan bilgilendirme toplantısında konuştu.
Sektör liderlerinin katıldığı panelde, reasürans alanına girmeyi bekleyen sermaye havuzlarının büyüklüğü yeniden gündeme geldi. Fauber, sektörün sermaye sağlayıcılarının fırsatı anlamasına yardımcı olması ve sektöre güvenle girebilmeleri için gerekli kavrayışı sunması gerektiğini belirtti.
Risk ve fırsatın aynı madalyonun iki yüzü olduğunu söyleyen Fauber, risklerin artık ayrı ve birbirinden bağımsız başlıklar olarak ortaya çıkmadığını ifade etti. Fauber, risklerin giderek birbiriyle çarpıştığını, birbirini güçlendirdiğini ve derin biçimde bağlantılı küresel sistem içinde yayıldığını; bu sistemin hızı ve erişiminin yerel başlayan bir sorunu çok daha büyük bir olaya dönüştürebildiğini kaydetti.
Fauber, Moody’s’in bu durumu “üstel risk” olarak adlandırdığını belirtti. Bu kavramın yalnızca risklerin sayısının artması veya büyümesi anlamına gelmediğini vurgulayan Fauber, riskler arasındaki bağlantının sonuçları katlayabildiğini söyledi.
Fiziksel bir olayın altyapıyı ve tedarik zincirlerini etkileyebileceğini anlatan Fauber, bunun işletmelere, kredi koşullarına ve toplumlara yansıyabileceğini ifade etti. Teknolojik aksaklıkların ek etki yaratabileceğini belirten Fauber, ekonomik ve jeopolitik kırılganlığın da sistemin bu tür olayları karşılama kapasitesini azaltabildiğini söyledi.
Fauber’e göre nihai kayıp, ilk olayın başladığı yerden farklı bir noktada ortaya çıkabilir. Üstel riskin temel zorluğunun, ilk görülen riskin sonunda en önemli risk olmayabilmesi olduğunu belirten Fauber, özellikle uzun vadeli risklerde harekete geçen sonuçlar zincirinin anlaşılması gerektiğini ifade etti.
Sigorta ve reasürans sektörünün bu konuyu birçok sektörden daha iyi anladığını söyleyen Fauber, sektörün tek bir tehlike, iş kolu, coğrafya veya zaman dilimi içinde kalmayan riskleri her gün değerlendirdiğini belirtti. Fauber, bu anlayışın tüm örüntü görünür hale gelmeden önce sigortalama, fiyatlama, portföy ve sermaye kararlarına dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.
Koruma açığı sermaye için fırsat olarak görülüyor
Fauber, koruma açığını erişilebilir bir pazar fırsatı olarak değerlendirdiğini söyledi. İhraççılar, yatırımcılar, reasürörler ve derecelendirme kuruluşları gibi çok sayıda tarafın farklı risklere ilişkin görüş oluşturduğunu, bazı durumlarda bu görüşlerin ayrıştığını belirtti.
Yeni sayılabilecek alanlarda işlemlerin gerçekleştirilebilmesi ve sermaye toplanabilmesi için taraflar arasında belirli ölçüde uyum sağlanması gerektiğini ifade eden Fauber, farklı paydaşlarda güven ve kanaat oluşturmanın önemine işaret etti.
Fauber, veri, analitik ve bağlantılı istihbarat alanlarında sektörle kurulabilecek ortaklıkların rolüne ilişkin olumlu değerlendirmede bulundu. Sektörün doğru sonuçlara ulaştığında yalnızca sigorta ve reasürans şirketlerinin değil, ekonomi ile toplumun da yarar sağladığını belirtti.
Dayanıklılığın finansmanı, yeniliğin teşvik edilmesi ve yatırımlara duyulan güvenin desteklenmesinin sektörün toplumsal rolünün parçaları olduğunu söyleyen Fauber, koruma açığının hem toplumsal bir ihtiyaç hem de sektör açısından büyük bir pazar fırsatı olduğunu ifade etti. Sigortasız risklerin yüksek olduğunu belirten Fauber, bunun ekosistemdeki tüm katılımcılar için fırsat sunduğunu kaydetti.
Kaynak: Artemis
