Farmers Insurance, yayımladığı müşteri bilgilendirme kampanyasında günümüzün yüksek teknolojili araçlarının onarımının daha uzun sürebileceğini ve daha pahalı olabileceğini belirtti. Şirket, ön camlara, tamponlara ve aynalara yerleştirilen teknolojilerin Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri (ADAS) kapsamında olduğunu bildirdi.
California merkezli sigorta şirketine göre ADAS bulunan bir araç hasar gördüğünde güvenlik özelliklerinin doğru çalışmayı sürdürmesi için özel parçalar, bilgisayarlı kontroller ve hassas ayarlar gerekebiliyor.
Farmers Ulusal Otomobil Fiziksel Hasar Başkanı Michaela Rush, “Birçok sürücü bu güvenlik özelliklerini her gün kullanıyor ancak bunları kaza sonrasında aracın onarım maliyetiyle ilişkilendirmeyebiliyor. Çarpışmaları önlemeye yardımcı olmak üzere tasarlanan özellikler, onarımları daha karmaşık ve maliyetli hâle de getirebilir. Bu bağlantının anlaşılması, tüketicilerin otomobil sigortası teminatları hakkında bilinçli kararlar almasına yardımcı olabilir” dedi.
ADAS donanımları onarım sürecini karmaşıklaştırabiliyor
Birçok sürücü uyarısı ve kameranın arkasındaki güvenlik teknolojisi olan ADAS, sürücünün şeridinden çıkması durumunda verilen uyarılar da dahil olmak üzere çeşitli özellikleri kapsayabiliyor.
Federal düzenlemeler bazı ADAS güvenlik özelliklerini yeni araçlarda standart hâle getiriyor. Geri görüş kameralarını da içeren arka görüş teknolojisinin yeni araçlarda bulunması federal gereklilikler kapsamında zorunlu tutuluyor. Ayrıca Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), Otomatik Acil Frenleme (AEB) sisteminin Eylül 2029’a kadar tüm yeni binek araçlarda standart olmasını zorunlu kılan kuralı kesinleştirdi.
Farmers, onarım maliyetlerinin birçok nedenle artabileceğini ve gelişmiş güvenlik teknolojisinin bazı onarımları daha karmaşık hâle getiren etkenlerden yalnızca biri olduğunu ifade etti. Geçmişte hasarlı bir tamponun veya ön camın onarımı nispeten basit bir işlem olabilirken bugün birçok araç parçasında otomatik acil frenleme, kör nokta izleme ve şeritten ayrılma uyarısı gibi güvenlik özelliklerini destekleyen kameralar, sensörler ve radar sistemleri bulunuyor.
Bu nedenle onarım süreci yalnızca hasarlı parçaların değiştirilmesiyle sınırlı kalmayabiliyor. Teknolojik bileşenlerin yenilenmesi, onarım öncesinde ve sonrasında arıza tespit taramalarının yapılması, araç güvenlik sistemlerinin test edilmesi, kamera, sensör veya radar donanımının kalibre edilmesi ile ek işçilik ve özel ekipman kullanımı gerekebiliyor. Araç ve hasarın durumuna göre güvenlik özellikleriyle ilgili onarımlar ek kontroller, kalibrasyon veya uzmanlık gerektiren çalışmalar içerebiliyor.
Kaynak: Carrier Management






