Sigortaya bağlı menkul kıymetler (ILS) piyasası, birkaç yıllık güçlü getiriler ve yenilenen sermaye girişlerinin ardından yapısal olarak sağlıklı bir konumda bulunuyor. Icosa Investments CEO’su ve Kurucusu Florian Steiger, Artemis’e verdiği röportajda son dönemdeki ivmenin disiplinli döngü yönetimiyle dengelenmesi gerektiğini belirtti.
8 Eylül 2026 tarihli röportajda, 2026 Monte Carlo Rendez-Vous de Septembre (RVS) reasürans sektörü etkinliği öncesinde konuşan Steiger, ILS piyasasının mevcut durumunu ve yapay zekânın sektördeki yükselişine ilişkin Icosa’nın görüşlerini aktardı.
Piyasa daha geniş ve olgun
Steiger, ILS piyasasını “yapısal olarak sağlıklı” ve giderek daha olgun bir yapıda tanımlarken, son derece cazip geçen birkaç yılın ardından normalleşmenin sürdüğünü söyledi.
Steiger, “Piyasa önceki döngülere kıyasla daha geniş; altyapı, modelleme ve risk yönetimi kabiliyetleri daha güçlü. Değişen koşulları yönetmek için de daha iyi bir temele sahip” dedi.
Normalleşmenin daha seçici bir fırsat kümesi anlamına geldiğini belirten Steiger, uzun vadede ILS’yi cazip bir varlık sınıfı olarak görmeye devam ettiklerini ifade etti. Steiger’e göre temel soru, ILS’nin dikkate değer olup olmadığı değil; bu evren içinde hangi risk-getiri özelliklerinin kurumsal yatırım portföyündeki belirli hedeflere en uygun olduğudur.
Daha rekabetçi dönemde döngü yönetimi
Steiger, piyasanın daha rekabetçi bir aşamaya ilerlemesi nedeniyle döngü yönetimini ILS piyasasının karşı karşıya olduğu en önemli güçlüklerden biri olarak gösterdi.
Steiger, “Birkaç yıllık güçlü getiriler ve yenilenen girişlerin ardından piyasa daha rekabetçi bir aşamaya geçiyor. Buradaki sınav, kararların sermayeyi kullanma baskısından ziyade uzun vadeli hedeflerle yönlendirilmeye devam edip etmeyeceği” ifadelerini kullandı.
2017-2022 dönemindeki deneyimin hâlâ yakın ve bu nedenle geçerli olduğunu belirten Steiger, piyasanın bugün yapısal açıdan çok daha olgun olduğunu söyledi. Steiger, tarihsel olarak cazip uzun vadeli sonuçların her aşamada azami risk üstlenmekten değil, döngü boyunca risk pozisyonunu koşullara uyarlamaktan kaynaklandığını ifade etti.
Steiger, disiplinin koşullardan bağımsız olarak aynı yaklaşımı uygulamak anlamına gelmediğini; yatırım felsefesine bağlı kalırken uygulamanın mevcut fırsat kümesine göre uyarlanmasını gerektirdiğini kaydetti.
Yapay zekâ ve otomasyon birlikte değerlendiriliyor
Röportajda, katastrofik risk modellemesini geliştirme, işlemlerin yapılandırılmasını hızlandırma ve teminatı yeni risklere genişletme kapasitesi nedeniyle reasürans ve ILS alanlarında etkisini sürdüren yapay zekâ da ele alındı.
Teknolojinin ILS piyasasına yaklaşımlarında merkezi bir konumda bulunduğunu belirten Steiger, her kararın bir algoritmaya indirgenemeyeceğini ve indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Steiger, yatırım sürecinin kanıta dayalı, sistematik ve tekrarlanabilir olduğunda en iyi düzeye ulaştığı görüşünü dile getirdi.
Steiger, en büyük potansiyeli yapay zekâ ile otomasyonun bir araya getirilmesinde gördüklerini ifade etti. Tahvil belgeleri ile hukuki yapıların analizini belirgin bir uygulama alanı olarak gösteren Steiger, bu yöntemle büyük miktarda bilginin tutarlı biçimde işlenebileceğini ve farklılıkların daha ayrıntılı inceleme için işaretlenebileceğini belirtti.
Yapay zekânın analizleri destekleyebileceğini ve varsayımların sorgulanmasına yardımcı olabileceğini kaydeden Steiger, bunun katastrofik risk modelleme uzmanlığı, sigortacılık değerlendirmesi, hukuki inceleme veya nihai karara ilişkin sorumluluk ihtiyacını ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Steiger, teknolojiyi yatırım yöneticisinin yerini alan bir unsur olarak görmediklerini; bunun yerine, karar öncesinde yatırım yöneticisinden analiz etmesi beklenebilecek unsurların standardını yükselttiğini söyledi.
Kaynak: Artemis






