S&P Global Ratings Kredi Analisti Maren Josefs, Monte Carlo’daki RVS kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantısında, bu yıl sigortaya bağlı menkul kıymetler (ILS) pazarında katastrofik tahviller ile özellikle sorumluluk branşındaki sidecar yapıların öne çıktığını söyledi. Josefs, yatırımcıların beklenmedik gelişmelerden hoşlanmadığını belirterek yeni yapıların performansına ilişkin temkinli olunması gerektiğini ifade etti.
Josefs’e göre, 30 yıllık gelişimi boyunca ILS pazarı sedan şirketlerin stratejik risk yönetiminin bir parçası haline geldi. Bu yapılar mevcut reasürans programlarını tamamlamak, döngüyü daha verimli yönetmek, büyüme fırsatlarını değerlendirmek ve bilançolardaki oynaklığı kontrol etmek amacıyla kullanılıyor.
Üçüncü taraf sermaye piyasasında arz ve talep dengesinin önemini koruduğunu belirten Josefs, son birkaç yıldaki doğal afet hasarlarının beklentilerin altında kaldığını söyledi. Düşük korelasyona sahip bu varlık sınıfında çift haneli getiri elde edilmesinin ve portföy çeşitlendirme imkânının yatırımcı arzını artırdığını kaydetti.
Talep tarafında ise risk transferi ihtiyacının yükselmeyi sürdürdüğünü ifade eden Josefs, enflasyon ve kentleşme nedeniyle toplam sigortalı değerlerin arttığını, ekonomik kayıplar ile sigortalı kayıplar arasındaki koruma açığının dünya genelinde genişlemeye devam ettiğini belirtti. Jeopolitik gelişmeler, iklim ve özellikle yapay zekâ dâhil teknolojik ilerlemelerin de yeni riskler oluşturduğunu söyledi.
Katastrofik tahvil piyasasında rekorlar kırılıyor
Josefs, pazarın iki temel büyüme alanının katastrofik tahviller ve reasürans sidecar yapıları olduğunu, sidecar segmentinde ise sorumluluk ILS piyasasının daha fazla öne çıktığını dile getirdi.
Katastrofik tahvil piyasasının rekorlar kırdığını belirten Josefs, pazarın şeffaf yapısının geleneksel reasürans tarafındaki gelişmeler hakkında da gösterge sunduğunu söyledi. Fiyatlama çarpanlarında önemli bir düşüş yaşandığını ancak seviyelerin önceki yumuşak piyasa döngüsündeki kadar gerilemediğini ifade etti.
Josefs, spread çarpanlarının henüz yatırımcıların asgari getiri eşiklerine inmediğini ve katastrofik tahvil getirilerinin tarihsel ortalamalarda veya bu ortalamaların üzerinde kalması sayesinde yatırımcı iştahının sürdüğünü belirtti. Bununla birlikte fiyatların yanı sıra hüküm ve koşullarda da yumuşama görüldüğünü aktardı.
Daha yüksek beklenen kayba sahip dilimlerin daha fazla ihraç edildiğini söyleyen Josefs, bunların koruma katmanlarında daha aşağıda yer aldığını ve bağlanma noktalarının gerilediğini kaydetti. Artemis verilerine atıfta bulunan Josefs, 2023’te yüzde 1,86 olan ortalama beklenen kaybın yaklaşık yüzde 2,85’e çıktığını belirtti.
Sorumluluk sidecar yapılarında vadeler 10 yıla ulaşabiliyor
Sidecar yapıların sedan şirketler tarafından uzun süredir kullanıldığını belirten Josefs, son 12 ayda sorumluluk ve hayat branşlarının odak noktası haline geldiğini söyledi. Varlık yoğun hayat sigortası tarafında kendi izledikleri grubun büyük bir rol oynamadığını, ağırlığın sorumluluk branşında bulunduğunu ifade etti.
Josefs’e göre bu alandaki büyüme, yatırımcıların uzun vadeli varlıklarını sedan şirketlerin yükümlülükleriyle eşleştirme isteğinden kaynaklanıyor. Mülkiyet sidecar yapılarının genellikle bir ila üç yıl vadeli olduğunu belirten Josefs, sorumluluk sidecar yapılarında vadelerin beş ila yedi yıl arasında değiştiğini ve 10 yıla kadar çıkabildiğini söyledi.
Bu yapılarda varlık ve yükümlülük profilleri arasında uyum bulunduğunu kaydeden Josefs, farklı yapıların farklı likidite ve yatırım profilleri sunduğunu belirtti. Ayrıca tarafların hüküm ve koşulları daha uzun süre için sabitlemesine imkân sağladığını ve alandaki büyümeyi desteklediğini ifade etti.
Bununla birlikte Josefs, bu yapıların yeni olduğuna dikkat çekerek beş ila yedi yıllık vadelerin henüz sona ermediğini ve hasar deneyiminin görülmediğini söyledi. Vade sonunda yapıların her iki taraf açısından da amaçlandığı şekilde işleyip işlemediğinin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Veri merkezi riskleri için ILS seçeneği
Josefs, ILS kapasitesinin veri merkezlerinin risk transferi ve prim ihtiyaçlarında rol oynayabileceğini de söyledi. ILS’nin büyük projelerde geleneksel sigortayı tamamlayabileceğini belirten Josefs, çalışmaların henüz çok erken aşamada olduğunu ve piyasanın çözüm aradığını ifade etti.
Maruziyet yoğunlaşması ve risklerin doğru anlaşılması konularında geleneksel sigortayla benzer sorunların bulunduğunu kaydeden Josefs, risklerin projenin farklı bölümlerinden kaynaklanabileceğini söyledi. Enerji tedarikçileri ve inşaat faaliyetlerinin de dâhil olduğu karmaşık risk yapısının anlaşılması için piyasanın desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Kaynak: Artemis

