Şiddetli Konvektif Fırtınaların Artan Etkisi
Allianz tarafından yayımlanan son rapora göre, şiddetli konvektif fırtına (SCS) olaylarının sıklığı ve şiddeti artarak dünya genelinde milyarlarca dolarlık sigortalı zarara neden oluyor. Bu tür risklerin yalnızca geleneksel yöntemlerle değil, aynı zamanda yapay zeka (AI) çözümleriyle de yönetilebileceği vurgulanıyor.
Rapor verilerine göre, yalnızca geçen yıl bu tür fırtınalar, 60 milyar ABD dolarını aşan toplam sigortalı doğal afet kayıplarının yaklaşık yarısını oluşturdu. 2023–2025 yılları arasında ise bu kayıp tutarının 200 milyar doları aştığı belirtildi.
ABD ve Dolu Fırtınalarının Yoğunluğu
ABD, şiddetli konvektif fırtınalar açısından en riskli bölge olarak öne çıkıyor ve küresel sigortalı hasarların %80’inden fazlasını oluşturuyor. Allianz raporuna göre, dolu fırtınaları bu hasarların en büyük nedeni olarak öne çıkıyor ve toplam zararların %50 ila %80’ini oluşturuyor.
Allianz Commercial analizine göre, yalnızca ABD değil; Avrupa ve diğer bölgelerde de dolu fırtınaları ciddi maddi zararlara yol açıyor.
Dayanıklılık Oluşturma ve Yapay Zeka Yaklaşımı
Allianz, yüksek riskli bölgelerdeki işletmelerin dayanıklılık oluşturma çalışmalarını öncelik haline getirmesi gerektiğini belirtiyor. Geleneksel senaryo planlamasının yetersiz kaldığı, yapay zeka destekli analizlerin fiziksel zayıflıkları önceden tespit ederek proaktif risk azaltımı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Allianz Commercial CEO’su Thomas Lillelund, “Şiddetli konvektif fırtınaların toplam zararları artık kasırgalarla benzer düzeylere ulaşmıştır” diyerek işletmelerin yerel koşullara uygun önlemlerle operasyonel dayanıklılıklarını artırmaları gerektiğini vurguladı.
Kentleşme ve Artan Riskler
SCS risklerinin, nüfus artışı ve afetlere açık bölgelerdeki hızlı kentleşme ile birlikte arttığı belirtiliyor. Eskiyen altyapı, yetersiz yapı yönetmelikleri ve yoğun şehirleşme, hem risk hem de hasar boyutunu büyütüyor. Allianz Commercial verilerine göre, dolu hasarlarının en yüksek maliyetli nedenleri arasında uçaklar, fabrikalar, binalar ve yenilenebilir enerji tesisleri bulunuyor.
Ekonomik ve Operasyonel Zorluklar
Artan enflasyon, malzeme ve işgücü sıkıntısı, hasarların onarım maliyetlerini yükseltiyor. Bu nedenle işletmelerin risk azaltma stratejilerini faaliyet türlerine ve yerel hava koşullarına göre şekillendirmeleri gerektiği vurgulanıyor.
Yapay Zeka Destekli Risk Yönetimi
Allianz analistleri, kurumların artık yapay zeka destekli analizlerle çatılar, cepheler ve ekipmanlardaki zayıf noktaları tespit ederek olası hasarları en aza indirme fırsatına sahip olduklarını belirtiyor. Bu yaklaşım, örgütlerin farklı iklim senaryolarının varlıklar ve operasyonlar üzerindeki etkilerini daha net biçimde görmesini sağlıyor.
Allianz Commercial Risk Danışmanlığı Hizmetleri Küresel Başkanı Michael Bruch, “Yapay zeka, geçmiş normlara dayanmak yerine değişen hava koşullarına uyum sağlayan, veriye dayalı dayanıklılık stratejileri geliştirmemizi sağlıyor” dedi. Bruch, veri ve yapay zeka odaklı risk yönetiminin geleceğin yaklaşımı olduğunu ve değişken iklim koşullarında sürdürülebilir başarı için büyük önem taşıdığını belirtti.


.jpg)
