Bir trafik kazasında sürücünün alkollü olması, sigorta şirketinin ödeme yapıp yapmayacağı konusunda belirleyici bir faktördür. Türkiye’de yürürlükte olan Karayolları Trafik Kanunu ve zorunlu trafik sigortası genel şartları bu durumu açıkça düzenlemektedir.
- Zorunlu Trafik Sigortası: Alkollü sürücünün sebep olduğu kazalarda, sigorta şirketi öncelikle karşı tarafın zararını karşılar. Ancak ödeme yaptıktan sonra, bu tutarı kazayı yapan alkollü sürücüden rücu (geri talep) etme hakkına sahiptir.
- Kasko Sigortası: Kasko, genellikle sürücünün kendi aracını koruma altına alır. Ancak sigorta poliçesinde, kazanın alkollü araç kullanımı sonucu meydana gelmesi durumunda, hasarın ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle kasko sigortası, alkollü kazalarda çoğu zaman ödeme yapmaz.
Türkiye’de özel araç kullanan sürücüler için yasal alkol sınırı 0.50 promil’dir. Ticari araç kullananlar için bu sınır 0.00 promil olarak belirlenmiştir. Kaza anında sürücünün bu sınırların üzerinde alkollü çıkması, sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.
- Sürücünün kaza esnasında alkol etkisinde olduğu tespit edilirse, sigorta şirketi hasar ödemesini reddedebilir.
- Ekspertiz raporu veya alkol raporu, kazanın alkol etkisiyle meydana geldiğini doğruluyorsa poliçe kapsamı dışında sayılır.
- Bu durum yalnızca sürücüyü değil, poliçe sahibini de ilgilendirir. Poliçede belirtilen kurallara aykırılık tespit edilirse, sigorta sözleşmesi feshedilebilir.
Özetlemek gerekirse, sigorta şirketleri alkollü kazalarda ödeme yapmaz veya yaptıkları ödemeyi sürücüden geri talep eder. Bu nedenle hem kanuni hem de mali açıdan mağduriyet yaşamamak için alkol etkisindeyken araç kullanılmaması büyük önem taşır.





