Pıhtı Atması Sonrası Fizik Tedavi Ne Zaman Başlar?
Pıhtı atması (tıbbi terimle tromboemboli), genellikle bir kan pıhtısının vücudun bir yerinden koparak kan dolaşımına katılması ve daha sonra akciğerler (pulmoner emboli) veya beyin (inme) gibi hayati organlara ulaşması durumudur. Bu durumun ardından uygulanacak fizik tedavi süreci, hastanın genel sağlık durumuna, pıhtının yerine, neden olduğu hasarın boyutuna ve uygulanan tedavi yöntemlerine bağlı olarak büyük ölçüde değişkenlik gösterir.
Genel İlkeler ve Başlangıç Zamanı
Pıhtı atması sonrası fizik tedavinin ne zaman başlayacağı, temel olarak hastanın stabilizasyonuna ve akut risklerin ortadan kalkmasına bağlıdır. Doktorlar ve fizyoterapistler, tedavinin güvenli ve etkili olabilmesi için aşağıdaki aşamaları göz önünde bulundurur:
1. Akut Dönem (İlk Saatler ve Günler)
Bu dönemde öncelik, hastanın hayatını tehdit eden durumun kontrol altına alınmasıdır. Kan sulandırıcı ilaçların (antikoagülanlar) etkisiyle pıhtı oluşumunun durdurulması ve mevcut pıhtıların çözülmeye başlaması hedeflenir.
- İmmobilizasyon ve Stabilizasyon: Eğer pıhtı akciğerlere gittiyse (pulmoner emboli) veya kalp krizi gibi bir durum söz konusuysa, hastanın mutlak yatak istirahati gerekebilir. Bu aşamada fizik tedavi genellikle yoktur veya sadece pasif eklem hareketleriyle sınırlıdır.
- Amaç: Hastanın tıbbi olarak stabil hale gelmesi.
2. Erken Rehabilitasyon Dönemi (Genellikle 24 Saat Sonrası veya Taburculuk Öncesi)
Hastanın durumu stabilize olduğunda ve doktorlar aktif hareketin güvenli olduğuna karar verdiğinde, fizik tedavi süreci başlar. Bu süre, pıhtının yerine göre farklılık gösterir:
A. Derin Ven Trombozu (DVT) ve Pulmoner Emboli Sonrası
Eğer pıhtı bacak toplardamarlarında (DVT) oluşmuş ve akciğerlere sıçramışsa (PE), fizik tedavi genellikle hastanede yatarken başlar:
- DVT için: Pıhtı yerleştikten ve kan sulandırıcılar başladıktan sonra, yatak kenarında oturma, kısa yürüyüşler ve bacak egzersizleri (kan akışını desteklemek için) hemen başlatılabilir. Uzun süre hareketsiz kalmak, post-trombotik sendrom riskini artırabilir.
- PE için: Akciğer fonksiyonları düzelmeye başladığında, solunum egzersizleri ve yavaş yavaş mobilizasyon (hareketlendirme) fizyoterapist gözetiminde başlar.
B. İnme (İskemik veya Hemorajik) Sonrası
Pıhtı atması sonucu beyin damarlarının tıkanması (inme), en sık fizik tedavi gerektiren durumdur. İnme sonrası fizik tedavi, genellikle çok erken başlar:
- Hastanede Başlangıç: Çoğu merkezde, hastanın bilinci açık ve hemodinamik olarak stabil ise, inmeden sonraki ilk 24 ila 48 saat içinde fizyoterapistler hastayı değerlendirir ve yatak içi pasif veya aktif-yardımlı hareketlere başlar. Erken mobilizasyon, felçli bölgelerde kas sertleşmesini (spastisite) önlemek ve iyileşmeyi hızlandırmak için kritik öneme sahiptir.
Fizik Tedavinin Başlangıcını Etkileyen Faktörler
Kesin başlangıç zamanı için bir “sihirli sayı” yoktur; şu faktörler belirleyicidir:
- Pıhtının Yerleşimi ve Boyutu: Beyin sapı gibi kritik bölgelerdeki büyük hasarlar, tedavinin başlamasını geciktirebilir.
- Kan Sulandırıcı Tedavisi: Hastanın kanama riski yüksekse, aktif hareketlere başlamak için kan değerlerinin (INR gibi) belirli bir seviyeye gelmesi beklenir.
- Hastanın Genel Durumu: Kalp yetmezliği, ek solunum problemleri veya başka ciddi hastalıkların varlığı süreci uzatır.
- Hastanın Bilinç Durumu: Eğer pıhtı atması sonucu bilinç kaybı veya ciddi kognitif bozukluk oluşmuşsa, fizyoterapiye başlamadan önce bu durumların stabilize olması gerekir.
Özet
Pıhtı atması sonrası fizik tedavi, hastanın durumu stabil hale gelir gelmez, genellikle ilk 24 ila 72 saat içinde, genellikle yatak başucunda başlar. Ancak, asıl yoğun ve programlı rehabilitasyon, hastanın hastaneden taburcu olmaya hazırlandığı veya taburcu olduğu günlerde başlar ve haftalar, hatta aylar sürebilir.
Hastanın tedavi ekibi (nörolog, kardiyolog, fizyoterapist) ile sürekli iletişim halinde olması ve doktorun onayını almadan hiçbir egzersize başlanmaması hayati önem taşır.





