Dolgu uygulamalarında yeni dönem: kişiye özel, doğal ve dengeli sonuçlarla yüz estetiğinde daha zarif ve modern yaklaşımlar öne çıkıyor.


Yüzdeki hacim kayıpları, mimik çizgileri, göz altı yorgunluğu ve kontur değişimleri gibi birçok estetik beklenti, uzun yıllardır dolgu uygulamalarıyla giderilmeye çalışılıyor. Günümüzde dolgu uygulamaları tamamen terk edilmiş bir yöntem olmasa da artık her estetik sorunun tek çözümü olarak değerlendirilmiyor.
Kartal Tıp Merkezi Medikal Estetik Doktoru Hasan Yeşilkayalı, son yıllarda en önemli yaklaşım değişiminin yüzün yalnızca yüzeysel olarak değil, anatomik katmanlarıyla birlikte ele alınması olduğunu belirtti.
Dr. Hasan Yeşilkayalı, güncel yaklaşımda kemik desteği, yağ dokularının yer değişimi, cilt kalitesi, mimik kaslarının etkisi ve daha önce yapılan estetik işlemlerin birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlama yapıldığını ifade etti.
Yeşilkayalı, dolguların anında sonuç vermesi ve hızlı dönüşüm sağlaması nedeniyle, sosyal medyanın da etkisiyle uzun süre estetik uygulamalar arasında ön planda yer aldığını kaydetti.
Yeni dönemde dolgunun tamamen vazgeçilen bir yöntem olmadığını vurgulayan Yeşilkayalı, ancak artık tek başına yeterli bir çözüm olarak görülmediğini aktardı.
Kontrolsüz ve aşırı dolgu kullanımının yüzün doğal yapısını bozabildiğini, mimikleri ağırlaştırabildiğini ve sıkça dile getirilen “fazla dolgun yüz” görünümüne yol açabildiğini belirten Yeşilkayalı, çağdaş medikal estetik yaklaşımında cilt kalitesini artırmaya yönelik uygulamaların daha fazla önem kazandığını söyledi.
Yeşilkayalı, cildin nem dengesini, parlaklığını ve elastikiyetini destekleyen yöntemlerin daha doğal ve sağlıklı bir görünümün tamamlayıcı unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Kollajen üretimini destekleyen biyolojik yaklaşımların da son yıllarda daha fazla gündeme geldiğini belirten Yeşilkayalı, bu uygulamaların etkisinin hastaya, doku yapısına ve doğru planlamaya bağlı olduğunu, bu nedenle herkese uygun standart bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Minimal invaziv sıkılaştırma yöntemlerinin de belirli hasta gruplarında destekleyici seçenekler olarak kullanıldığını aktaran Yeşilkayalı, bu işlemlerin cerrahi müdahalelerin yerine geçen alternatifler değil, doğru seçilmiş vakalarda tamamlayıcı uygulamalar olarak kabul edildiğini dile getirdi.
Yeşilkayalı, medikal estetikte yaşanan bu gelişmelerin önemli bir dönüşüme işaret ettiğini belirterek, günümüzde hedefin daha fazla işlem yapmak değil, daha doğru planlama oluşturmak olduğunu ifade etti.
Yeni estetik anlayışının yüzü değiştirmeyi değil, yüzün doğal potansiyelini doğru şekilde ortaya çıkarmayı hedeflediğini vurgulayan Yeşilkayalı, medikal estetik alanında yeterli yetkinliği bulunmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların cilt sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabildiğine dikkat çekti.
Özellikle kontrolsüz ortamlarda yapılan dolgu işlemlerinin istenmeyen sonuçlara yol açabildiğini belirten Yeşilkayalı, hatalı uygulamalar sonrasında düzeltme ihtiyacıyla başvuran hasta sayısında artış gözlemlediklerini söyledi.
Doğru planlama kadar doğru uygulayıcı seçiminin de kritik önemde olduğunu ifade eden Yeşilkayalı, medikal estetiğin son yıllarda daha ölçülü, daha bilimsel ve daha kişiselleştirilmiş bir çizgiye yöneldiğini kaydetti.

Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap