Geçtiğimiz günlerde Sigorta Eksperi Vedat Muslu’nun talihsiz bir saldırıya uğradığını öğrendim. Öncelikle kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bir daha böyle bir olayla karşılaşmamasını temenni ediyorum.
Elbette yaşanan bir saldırının hukuki boyutu vardır. O kısmı ilgili makamların ve yargının işidir. Benim burada herhangi bir kişi hakkında hüküm vermek gibi bir niyetim yok.
Ben başka bir yere dikkat çekmek istiyorum.
Şimdi sektör olarak çıkıp bu saldırıyı kınayacağız. “Vedat Muslu’nun yanındayız”, “Sigorta eksperlerine yönelik şiddeti kabul etmiyoruz” diyeceğiz. Bunların hepsi doğru. Bunların hepsi gerekli.
Ama size bir soru soracağım:
Şimdi mi fark ettik?
Çünkü sigorta eksperlerinin sahada yaşadığı sıkıntılar yeni değil.
Yıllardır birçok eksperin tehdit edildiğini, hakarete uğradığını, tartışmaların ortasında kaldığını ve bazı servis veya işletmelere yaşadığı sorunlar nedeniyle rahatlıkla giremediğini sektörün içerisinde olan birçok kişi biliyor.
Ben özellikle oto tarafını biliyorum. Oto dışındaki branşlarda görev yapan eksperlerin de benzer sorunlarla karşılaşabildiğini tahmin ediyorum. Ancak bilmediğim bir konuda kesin konuşmak istemem.
Fakat oto eksperliği konusunda şunu söylemek mümkün:
Gidin ve sigorta eksperleriyle konuşun.
Masa başında değil, sahada yıllardır bu işi yapan insanlara sorun.
“Meslek hayatınız boyunca neler yaşadınız?” deyin.
Size anlatacakları çok şey olduğuna inanıyorum.
Çünkü eksperlik bazen dışarıdan bakıldığında sadece hasarlı araca bakmak, birkaç fotoğraf çekmek ve rapor yazmak gibi görülüyor.
Oysa işin içerisinde para var.
Hasar var.
Menfaat var.
Beklenti var.
Ve en önemlisi, eksperin verdiği kararın sonucundan memnun olmayan taraflar var.
İşte sorun da çoğu zaman burada başlıyor.
Eksperin hazırladığı rapor birilerinin beklentisini karşılamadığında, mesleki bir değerlendirme olması gereken konu bazen kişisel bir mesele haline gelebiliyor.
Oysa eksperin yaptığı iş budur.
Gördüğünü yazmak.
Tespit ettiğini raporlamak.
Mesleki kanaatini ortaya koymak.
Bir ekspertiz raporunu beğenmeyebilirsiniz. Rapora itiraz edebilirsiniz. Hukuki yolları kullanabilirsiniz. Sigorta şirketine başvurabilirsiniz. İlgili mercilere müracaat edebilirsiniz.
Ama bir insanı tehdit etmek, hakaret etmek veya fiziksel müdahalede bulunmak hiçbir anlaşmazlığın yöntemi olamaz.
Bu kadar basit.
Bazen bu konuları yazarken kullanılan cümleler meseleyi olduğundan farklı bir yere götürüyor.
“Eksperler sahada görev yapıyor, evlerinde onları bekleyen eşleri ve çocukları var” dediğinizde mesele sanki çok olağanüstü bir görev tarifine dönüşüyor.
Ben bunu söylemeye çalışmıyorum.
Eksperlik elbette askerlik değildir, kolluk görevi değildir.
Ama eksper de sabah evinden çıkıp işini yapmaya giden bir insandır.
Akşam evine dönmek ister.
Hepsi bu.
Bir rapora yazdığı rakam nedeniyle karşısındaki kişinin öfkesinin hedefi olmak zorunda değildir.
Bir parçanın değişmesi yerine onarılması gerektiğini düşündüğü için tehdit edilmemelidir.
Bir hasarın oluş şekliyle ilgili farklı kanaate vardığı için kendisini savunmak zorunda kalmamalıdır.
Ve bence sektörün bugün konuşması gereken asıl mesele tam olarak budur.
Vedat Muslu’nun yaşadığı olayın ardından birkaç gün açıklamalar yapıp sonra konuyu unutmamalıyız.
Eğer gerçekten bu olaydan bir farkındalık çıkacaksa, önce şu sorunun cevabını aramalıyız:
Türkiye’de sigorta eksperleri sahada görevlerini ne kadar güvenli bir ortamda yapabiliyor?
Bu soruyu eksperlere sormadan cevaplamayalım.
Belki bugüne kadar konuşulmayan çok şey duyacağız.
Belki yıllardır “işin doğasında var” denilip geçilen olayların aslında işin doğasında olmaması gerektiğini fark edeceğiz.
Belki bir eksperin bir servise neden gitmek istemediğini, neden belirli bölgelerde tedirgin olduğunu veya neden bazı dosyalarda kendisini baskı altında hissettiğini daha iyi anlayacağız.
Ve belki o zaman sadece saldırı gerçekleştikten sonra değil, saldırı gerçekleşmeden önce de eksperin yanında olmayı konuşacağız.
Çünkü mesele yalnızca Vedat Muslu meselesi değil.
Vedat Muslu’nun yaşadığı olay bugün bu konuyu tekrar önümüze getirmiş olabilir.
Ama mesele çok daha eski.
Sigorta eksperleri Türk sigorta sektörünün önemli parçalarından biridir. Sigorta şirketi açısından da, sigortalı açısından da, hasarın doğru şekilde tespit edilmesi açısından da ciddi bir sorumluluk taşırlar.
Raporlarını herkesin beğenmesi mümkün değildir.
Zaten görevleri de herkesi memnun etmek değildir.
Görevleri mesleklerini doğru yapmaktır.
Bizim görevimiz ise onların bunu yaparken kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortamın oluşmasını sağlamaktır.
O yüzden bugün “Geçmiş olsun Vedat Muslu” diyelim.
Ama yarın unutmayalım.
Çünkü gerçek dayanışma, olay yaşandıktan sonra yayınlanan kınama mesajlarının sayısıyla değil, bir sonraki eksperin aynı şeyi yaşamaması için ne yaptığımızla ölçülür.
Sigorta Haber, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.


Yorum Yap