Yüksek finansman maliyetleri şirketlerde verimlilik odağını artırdı
Yüksek finansman maliyetleri, şirketleri verimlilik ve maliyet kontrolüne yöneltti; yeni dönemde operasyonel etkinlik ön planda.
TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltmesiyle birlikte, işletmeler açısından maliyet yönetimi ve verimlilik daha kritik hale geldi. Faiz kararının reel sektör üzerindeki etkisini değerlendiren Erasys Mühendislik Kurucusu ve Sanayide Verimlilik Uzmanı Hakan Cengiz, yüksek finansman maliyetlerinin şirketleri yalnızca yeni yatırımlarını değil, mevcut kaynaklarını kullanım biçimlerini de yeniden gözden geçirmeye yönelttiğini belirtti.
Cengiz, verimlilik yaklaşımının artık yalnızca maliyetleri azaltmaya yönelik bir uygulama olmadığını, doğrudan rekabet gücünü ve yatırım kapasitesini destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Şirketlerin attığı verimlilik adımlarının hem maliyet baskısını yönetmelerine hem de daha sağlıklı bir büyüme zemini oluşturmalarına katkı sağlayacağını söyledi.
Üretimde oluşan küçük kayıpların zaman, iş gücü, enerji, hammadde ve kapasite açısından birleştiğinde işletmeler için ciddi maliyetler ortaya çıkarabildiğini aktaran Cengiz, şirketlerin mevcut süreçlerini ölçmesi, darboğazlarını tespit etmesi ve teknolojiyi doğru noktalarda devreye alması gerektiğini dile getirdi. Süreç iyileştirmelerinin gelecekteki yatırım kapasitesini de güçlendirebileceğini kaydetti.
Faiz kadar şirketlerin verimliliği de önemli
Merkez Bankası’nın para politikasındaki duruşunun finansman koşulları açısından yakından takip edildiğini belirten Cengiz, faizlerdeki değişimin şirketlerin maliyet yapısı üzerinde etkili olduğunu ancak tek başına rekabet gücünü belirlemediğini ifade etti.
Cengiz, faizlerin şirketlerin yatırım kararlarında önemli bir parametre olmayı sürdürdüğünü, ancak işletmelerin kendi süreçlerinde yaratabilecekleri verimlilik artışlarının da en az finansman koşulları kadar önemli olduğunu söyledi. Şirketlerin dış koşulların iyileşmesini beklemek yerine bugün kontrol edebildikleri alanlarda dönüşüme başlaması gerektiğini vurguladı.
Özellikle sanayi şirketlerinin teknolojik dönüşümü yalnızca yeni makine veya otomasyon yatırımı olarak görmemesi gerektiğini belirten Cengiz, süreç yönetimi, insan kaynağı ve operasyonel verimliliğin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Endüstri 4.0’ın yalnızca teknoloji satın almak değil, doğru teknolojiyi doğru süreçle buluşturmak anlamına geldiğini ifade etti.
Önümüzdeki dönemde daha az kaynakla daha fazla çıktı üretebilen, kaynaklarını en verimli şekilde kullanabilen şirketlerin rekabet avantajı elde edeceği bildirildi.


Yorum Yap