Tüp bebek (IVF) tedavisinde gebelik şansını etkileyen en önemli faktörlerden biri sperm kalitesi ve sperm sayısıdır. Ancak, doğal yolla döllenmeden farklı olarak, laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bu işlemde çok fazla sperm hücresine ihtiyaç duyulmaz.
Standart IVF yönteminde yumurta hücresi başına yaklaşık 50.000 – 100.000 hareketli sperm hücresi kullanılır. Bu sayı, laboratuvar koşullarında yumurta ve spermin rahatça etkileşebilmesi için yeterlidir. Ancak, mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi uygulandığında bu sayı çok daha düşük olabilir – her bir yumurta için yalnızca 1 sperm hücresi yeterlidir.
- Hareketlilik (motilite): Sperm hücrelerinin hareket kabiliyeti döllenme şansını doğrudan etkiler.
- Morfoloji: Sperm şekli ve yapısı, yumurtayı dölleyebilme kapasitesi açısından değerlendirilir.
- Konsantrasyon: Mililitre başına düşen sperm sayısı, toplam sperm kalitesini belirler.
Eğer erkeğin sperm sayısı düşük veya hiç sperm bulunamıyorsa, mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi tercih edilir. Bu sayede mikroskop altında en sağlıklı sperm seçilerek doğrudan yumurtaya enjekte edilir. TESE veya TESA gibi cerrahi yöntemlerle testislerden sperm elde etmek de mümkündür.
Kısacası, tüp bebek tedavisinde ihtiyaç duyulan sperm miktarı uygulanacak yönteme bağlıdır. Klasik IVF için binlerce hareketli sperm yeterli olurken, mikroenjeksiyon yöntemiyle tek bir sperm bile gebelik için yeterli olabilir. Önemli olan sperm kalitesinin iyi olması ve embriyolog tarafından doğru seçilmesidir.


