SON DAKİKA
--:--:--
Erhan Navruz

Bir Dönem Daha Neden? İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nde Cevap Bekleyen Asıl Soru

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!

İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi’nde seçim süreci yeniden hareketleniyor.

Mevcut Komite Başkanı Özgür Yılmaz’ın yeni dönem için yeniden aday olmasıyla birlikte, benim açımdan son derece basit ama cevabı bir o kadar önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Bir dönem daha neden?

Bu soru ne kişisel bir itirazdır ne de bir ismin aday olma hakkının sorgulanmasıdır.

Elbette isteyen herkes demokratik usuller içerisinde aday olabilir. Meslektaşlarının karşısına çıkar, geçmiş dönemde yaptıklarını anlatır, önümüzdeki dönem için vaatlerini ortaya koyar ve sandıktan çıkacak iradeye saygı duyulur.

Benim sorguladığım adaylık hakkı değil.

Benim sorguladığım, yeniden adaylığın gerekçesidir.

Çünkü mesleki temsil makamlarında uzun yıllardır bulunan veya farklı temsil organlarında önemli görevler üstlenen isimler yeniden aday olduklarında, meslektaşlarının şu soruyu sorması son derece doğaldır:

Bugüne kadar hangi hedefleri gerçekleştirdiniz, hangi hedefleri gerçekleştiremediniz ve gerçekleştiremediklerinizi yeni dönemde neden gerçekleştirebileceğinizi düşünüyorsunuz?

Bence seçimlerin gerçek tartışması tam olarak burada başlamalıdır.

Seçim, sadece isimler arasında tercih değildir

Meslek komitesi seçimlerini kişilerin yarıştığı bir popülerlik yarışına dönüştürmek sektörümüze hiçbir şey kazandırmaz.

Bir adayın seviliyor olması, sektörde uzun yıllardır bulunması, birçok kişiyi tanıması veya farklı kurumlarda görev yapması elbette önemlidir.

Ancak temsil makamlarında asıl ölçü bunların ötesinde olmalıdır.

Sonuç nedir?

Sigorta acentesinin hayatında ne değişmiştir?

Dört yıl önce konuştuğumuz hangi sorun bugün artık konuşulmuyor?

Hangi problem çözüldüğü için gündemimizden çıktı?

Hangi konuda mevzuat değişikliğine öncülük edildi?

Hangi konuda somut bir kazanım sağlandı?

Hangi konuda başarısız olundu?

Başarısız olunan konular neden başarısız oldu?

İşte benim görmek istediğim tablo budur.

Çünkü bir meslek örgütünde görev almak yalnızca temsil etmek değildir.

Temsil makamı aynı zamanda hesap verebilirlik makamıdır.

“Biz çalıştık” demek tek başına yeterli mi?

Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Toplantı yapmak değerlidir.

Kurum ziyaretleri yapmak değerlidir.

Çalıştay düzenlemek değerlidir.

Sektör temsilcilerini bir araya getirmek değerlidir.

Yetkili kurumlara dosya sunmak, sorunları anlatmak, rapor hazırlamak, toplantılar gerçekleştirmek de son derece değerlidir.

Bunların hiçbirini küçümsemiyorum.

Ancak meslek mensubunun seçim zamanı sorma hakkı vardır:

Peki sonuç ne oldu?

Bir sorun hakkında on toplantı yapılmış olması, o sorunun çözüldüğü anlamına gelmez.

Bir konu hakkında yıllarca görüşme yapılması da tek başına başarı kriteri değildir.

Başarıyı yalnızca faaliyet sayısıyla değil, mümkün olduğu ölçüde çıktı ve sonuçlarla değerlendirmeliyiz.

Örneğin bugün hâlâ sigorta acentelerinin portföy mülkiyeti, haksız fesihler, dijital platformlarla rekabet, banka ve diğer dağıtım kanalları karşısındaki konumu, mesleki sürdürülebilirlik, komisyon yapıları ve sektördeki yapısal dönüşüm gibi birçok başlığı tartışıyorsak, doğal olarak şu soruyu da sormamız gerekir:

Bu meselelerde son yıllarda nereden nereye geldik?

Elbette her şey İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nin yetkisinde değil

Burada hakkaniyetli olmak zorundayız.

Sigorta sektöründeki bütün sorunların çözüm mercii İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi değildir.

Mevzuatın önemli bölümü merkezi idarenin, düzenleyici kurumların ve ilgili diğer yapıların yetki alanındadır.

Bir meslek komitesinden kanun çıkarmasını veya tek başına yönetmelik değiştirmesini beklemek gerçekçi olmaz.

Ancak zaten mesele bu değildir.

Bir temsil kurumunun performansı yalnızca “sorunu tek başına çözüp çözemediğiyle” ölçülmez.

Şunlarla da ölçülür:

Sorunu ne kadar güçlü gündeme taşıdığıyla…

Hangi somut önerileri geliştirdiğiyle…

Hangi kurumlara hangi talepleri ilettiğiyle…

Bunların hangilerinin karşılık bulduğuyla…

Hangilerinin karşılık bulmadığıyla…

Karşılık bulmayan konularda bundan sonra hangi yöntemin izleneceğiyle…

Ve en önemlisi, bütün bunları temsil ettiği meslek mensuplarına ne kadar şeffaf biçimde anlattığıyla.

İşte burada seçim dönemleri çok değerlidir.

Çünkü seçim, yalnızca gelecek dört yılın vaatlerinin konuşulduğu dönem olmamalıdır.

Geçmiş dört yılın hesabının da verildiği dönem olmalıdır.

Yeni dönemin vaatlerinden önce eski dönemin bilançosunu görelim

Ben Özgür Yılmaz’ın veya başka herhangi bir adayın yeni dönem vaatlerinden önce geçmiş döneme ilişkin açık bir performans bilançosu açıklamasını çok daha değerli bulurum.

Örneğin şöyle bir tablo görmek isterim:

“Göreve geldiğimizde önümüze 20 temel hedef koyduk.”

“Bunların 8’ini gerçekleştirdik.”

“5’inde belirli aşama kaydettik.”

“7’sini gerçekleştiremedik.”

“Şu konularda İTO’nun yetkisi yeterli olmadı.”

“Şu kurumlarla yaptığımız girişimlerden sonuç alamadık.”

“Şu meselelerde ise bizim de eksiklerimiz oldu.”

Böyle bir açıklama bir yöneticiyi küçültmez.

Tam tersine büyütür.

Çünkü gerçek yöneticilik yalnızca başarıları sahiplenmek değil, gerçekleştirilemeyen hedeflerin de sorumluluğunu üstlenebilmektir.

Aynı sorunları dört yıl sonra yeniden vaat olarak dinlememeliyiz

Mesleki seçimlerde beni en fazla düşündüren konulardan biri de budur.

Bir seçim döneminde çözülmesi vaat edilen bir sorunun, dört yıl sonra yeniden seçim vaadi olarak karşımıza çıkması sorgulanmalıdır.

Eğer bir mesele 2022’de temel problemimizse ve 2026’da hâlâ temel problemimiz olarak önümüzde duruyorsa, adaylardan yalnızca “bu sorunu çözeceğiz” demelerini değil;

“Geçen dört yılda neden çözülemedi?”

sorusunun cevabını da beklemeliyiz.

Çünkü aksi hâlde mesleki seçimler bir döngüye dönüşür.

Her seçimde aynı sorunlar…

Her seçimde aynı vaatler…

Her seçimde aynı toplantılar…

Ve dört yıl sonra yeniden aynı başlıklar…

Sigorta acentelerinin artık bundan daha fazlasını istemesi gerektiğine inanıyorum.

Görev süresi arttıkça sorumluluk da artar

Bir kişinin uzun yıllardır sektörün çeşitli temsil mekanizmalarında bulunması elbette önemli bir tecrübedir.

Ancak tecrübe yalnızca avantaj değildir.

Aynı zamanda daha büyük bir sorumluluk getirir.

Çünkü temsil makamında geçirilen süre arttıkça şu cümlenin ağırlığı da artar:

“Ben bu sorunu yeni dönemde çözeceğim.”

Meslektaş da doğal olarak sorar:

“Peki bugüne kadar neden çözülemedi?”

Bu sorunun sorulmasından kimse rahatsız olmamalıdır.

Tam tersine, meslek örgütlerinde kaliteyi yükseltecek olan tam da bu sorgulama kültürüdür.

Sorgulamak düşmanlık değildir.

Eleştirmek saygısızlık değildir.

Bir yöneticiden yaptığı çalışmaların sonucunu istemek de kişisel saldırı değildir.

Bunlar demokratik temsil mekanizmasının doğal parçalarıdır.

Benim Özgür Yılmaz’a sorum çok açık

Sayın Özgür Yılmaz’a şahsım adına şu soruyu yöneltmek isterim:

Yeni dönemde yapmak istediğiniz ancak mevcut görev süreniz içerisinde yapamadığınız şey nedir?

Ve devamında:

Bugüne kadar neden yapılamadı?

Yetki mi yetersizdi?

Mevzuat mı engeldi?

İlgili kurumlar mı karşılık vermedi?

Sektörel uzlaşma mı sağlanamadı?

Yoksa uygulanan yöntem mi sonuç vermedi?

Bunların her biri makul bir açıklama olabilir.

Ama kamuoyunun ve özellikle oy kullanacak sigorta acentelerinin bunları bilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ardından ikinci sorumu soruyorum:

Yeni dönemde ne değişecek de bugüne kadar gerçekleştirilemeyen hedefler bu kez gerçekleştirilebilecek?

Kadronuz mu değişecek?

Yönteminiz mi değişecek?

Kurumlarla ilişkinizde yeni bir model mi oluşturacaksınız?

Yeni ve ölçülebilir hedefler mi koyacaksınız?

Bunların cevabını duymak isterim.

Bu sorular yalnızca Özgür Yılmaz’a değil, bütün adaylara

Altını özellikle çiziyorum.

Bu yazı yalnızca bir kişinin şahsına yönelik değerlendirme olarak görülmemeli.

Kim aday olursa olsun aynı soruları ona da sormamız gerekiyor.

Çünkü mesele Özgür Yılmaz meselesi değildir.

Mesele mesleki temsil anlayışıdır.

Bugün mevcut başkana sorarız.

Yarın başka biri göreve gelir, dört yıl sonra aynı soruları ona sorarız.

Böyle olması gerekir.

Aksi hâlde kişiler değişse bile sistem değişmez.

Meslek kuruluşlarımızda isimleri değil, performansı konuşmayı öğrenmeliyiz.

Kim daha çok kişiyi tanıyor yerine;

Kim ne yaptı?

Kim hangi sonucu aldı?

Kim hangi konuda başarılı oldu?

Kim hangi konuda başarısız kaldı?

Kim gelecek dönem için ölçülebilir hangi hedefi ortaya koyuyor?

Bunları tartışmalıyız.

Bir dönem daha isteniyorsa, gerekçesi de ortaya konulmalı

Ben hiçbir adayın karşısında veya yanında durarak bu soruları sormuyorum.

Ben sigorta acentelerinin önüne gerçek bir tercih konulmasını istiyorum.

Geçmiş dönem açıkça anlatılsın.

Yapılanlar ortaya konulsun.

Yapılamayanlar da saklanmasın.

Yeni dönem hedefleri ölçülebilir biçimde açıklansın.

Sonra sigorta acentesi kararını versin.

Belki mevcut yönetimin ortaya koyacağı bilanço son derece başarılıdır ve meslektaşlar “devam etmeliler” diyecektir.

Belki de başka bir ekip daha güçlü bir gelecek vizyonu ortaya koyacaktır.

Buna sandık karar verir.

Ama sandığa gitmeden önce cevaplanması gereken soru değişmiyor:

Neden bir dönem daha?

Çünkü temsil makamları kimsenin doğal hakkı değildir.

Bu görevler meslek mensuplarının belirli bir süre için verdiği emanettir.

Ve her yeni dönem talebinde o emanet yeniden istenir.

Emaneti yeniden isteyen kişinin de önce geçmiş dönemin hesabını vermesi, ardından yeni dönem için neden yeniden yetki istediğini anlatması gerekir.

Benim beklentim bundan ibaret.

Ne daha fazlası, ne daha azı.

Sayın Özgür Yılmaz; yeni dönem hedeflerinizi elbette dinleyelim.

Ama ondan önce geçmiş dönemin bilançosunu da görelim.

Neyi değiştirdiniz?

Neyi değiştiremediniz?

Neden değiştiremediniz?

Ve en önemlisi:

Yeni dönemde ne farklı olacak?

Bence İTO Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerinde konuşmamız gereken asıl mesele tam olarak budur.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları
Erhan Navruz
Erhan Navruz 103,6 Milyar TL Kârın Anatomisi: Sigorta Sektöründe İlk 6 Ay Bize Ne Söylüyor?
Erhan Navruz
Erhan Navruz Bir Devrin Zarif Kapanışı: Levent Korkut’tan Onurlu Bir Karar
Erhan Navruz
Erhan Navruz Araç Kiralamada Yeni Düzenleme: Tüketiciyi Korurken Poliçe Maliyetini Artırmayalım
Erhan Navruz
Erhan Navruz Murat Muslu’ya Saldırı Sonrası Soruyorum: Sigorta Eksperlerinin Yıllardır Yaşadıklarını Şimdi mi Fark Ettik?
Erhan Navruz
Erhan Navruz İstanbul Sigortacılıkta Yeni Bir Temsil Dönemini Başlatmalı
Erhan Navruz
Erhan Navruz Sigortacılık Neden “Poliçe Satmayı” Bıraktı?
Yazarlarımız
En Güncel ve Doğru Haberler!
Sigorta Haber

Sigorta Haber, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.

2026 Sigorta Haber © Tüm hakları saklıdır.