Bugün TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Levent Korkut’un basın açıklamasını bir süre dinleme fırsatım oldu.
Açık söylemek gerekirse, açıklamanın benim açımdan en önemli tarafı yalnızca söylenen sözler değil, o sözlerin işaret ettiği veda iradesiydi.
Levent Korkut, bundan sonraki seçimlerde aday olmayacağını ifade etti.
Ben bu açıklamayı sıradan bir “yeniden aday olmayacağım” cümlesi olarak görmüyorum.
Çünkü mesleki yapılarda, odalarda, komitelerde ve temsil makamlarında uzun yıllar görev yapmış bir ismin kendi iradesiyle artık yeni bir dönemin önünü açacağını söylemesi önemlidir.
Hatta kanaatimce bazen bir insanın göreve nasıl geldiğinden çok, o görevden nasıl ayrılmayı bildiği hatırlanır.
Türkiye’de mesleki örgütlenmeler üzerine yıllardır süren tartışmaların önemli başlıklarından biri değişim ve yenilenmedir.
Makamlar zaman içerisinde kişilerle özdeşleşebiliyor. Temsil görevleri uzadıkça kurum ile kişi arasındaki sınırlar kamuoyunun gözünde bulanıklaşabiliyor.
Oysa hiçbir makam bir kişinin mülkü değildir.
Görevler emanettir.
Bugün bir insan o emaneti taşır, yarın bir başkası devralır.
Asıl olan isimlerin değil, kurumların devamlılığıdır.
İşte bu nedenle Levent Korkut’un bundan sonraki seçimlerde aday olmayacağını açıklamasını değerli buluyorum.
Korkut’un kendi açıklamasında ifade ettiği şekliyle; İTO’daki dört dönemlik görev sürecinin üç döneminde Meslek Komitesi Başkanlığı yaptı. TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi tarafında ise iki dönem görev yaptığını ve bu dönemlerde başkanlık görevini üstlendiğini anlattı.
Bu kadar uzun süre temsil makamlarında bulunmuş bir kişinin, “Artık yeni isimlerin önü açılsın” anlamına gelen bir yaklaşım ortaya koyması küçümsenecek bir davranış değildir.
Tam tersine, temsil kültürü açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir tavırdır.
Burada bir konunun da altını özellikle çizmek isterim.
Levent Korkut’un görev yaptığı dönemlerde aldığı kararlar, uygulamaları, sektör politikaları veya temsil anlayışı elbette herkes tarafından aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Benim de geçmişte eleştirdiğim, farklı düşündüğüm veya sorguladığım konular oldu.
Zaten meslek örgütlerinde görev yapan insanların yaptıkları eleştirilemez hale geldiği anda demokrasi ve temsil kültürü zarar görür.
Dolayısıyla bugün yazdıklarım geçmişte yaşanan bütün tartışmaların ortadan kalktığı veya herkesin her konuda aynı düşünmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Tam tersine.
Bir insanın bazı kararlarını eleştirirken doğru yaptığı bir davranışı takdir edebilmek, bana göre daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Eleştiri başka şeydir, hakkı teslim etmek başka şey.
Bugün de Levent Korkut’un hakkının teslim edilmesi gereken noktanın, makama sonsuza kadar tutunmak yerine kendi iradesiyle bir değişim sürecinin önünü açacağını açıklaması olduğunu düşünüyorum.
Benim açımdan Korkut’un açıklamasının en güçlü tarafı burada başlıyor.
Çünkü bu yalnızca kişisel bir adaylık kararı değildir.
Uzun yıllardır sigorta acentelerinin temsil mekanizmalarında bulunan bir ismin bundan sonraki seçimlerde aday olmayacağını söylemesi, kaçınılmaz olarak yeni bir dönemin de kapısını aralıyor.
Bir başka ifadeyle;
Bir devir kapanırken yeni bir devrin başlayabilmesi için alan açılıyor.
Şimdi bundan sonraki soru şudur:
Bu alanı kimler, nasıl dolduracak?
Yeni gelecek insanlar yalnızca daha genç oldukları için değil; daha hazırlıklı, daha donanımlı, daha kapsayıcı ve mesleğin sorunlarını çözme konusunda daha cesur oldukları için sorumluluk üstlenmelidir.
Çünkü değişim yalnızca isim değiştirmek değildir.
Aynı anlayışı farklı isimlerle sürdürmek değişim sayılmaz.
Gerçek değişim; temsil biçiminin, çalışma kültürünün, iletişimin ve hesap verebilirliğin de gelişmesidir.
Bu nedenle “gençlere bırakmak” sözü benim için yalnızca yaş meselesini ifade etmiyor.
Yeni fikirlere, yeni insanlara, farklı bakış açılarına ve yeni bir temsil kültürüne alan açılması anlamına geliyor.
Burada sorumluluk yalnızca görevden ayrılanlarda değil.
Göreve talip olacaklarda da.
Bugüne kadar “Bize yer verilmiyor” diyen genç meslektaşlarımız varsa, önümüzdeki dönem onlar açısından ciddi bir sınav olacaktır.
Çünkü koltuğun boşalmasını istemek kolaydır.
O koltuğa oturduğunuzda binlerce meslektaşınızın sorumluluğunu taşımak ise bambaşka bir meseledir.
Yeni dönemde aday olacak isimlerden beklentim; yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkan değil, acentenin problemi olduğunda yanında duran bir temsil anlayışı ortaya koymalarıdır.
Kişisel çekişmelerden uzak, sigorta acenteliği mesleğinin geleceğine odaklanan bir yönetim kültürüne ihtiyaç var.
Mesleğin kaybedecek zamanı yok.
Bu nedenle gelecek dönemin tartışması “Kimin adamı kim?” tartışması olmamalıdır.
“Kim bu mesleğe ne katacak?” tartışması olmalıdır.
Yıllarca bir makamda görev yapmak kuşkusuz önemlidir.
Fakat bana göre daha önemlisi, bir gün o makamdan ayrılabilme iradesini gösterebilmektir.
Çünkü gerçek kurumsallaşma, bir yapıdan güçlü bir isim ayrıldığında o yapının yoluna devam edebilmesidir.
Gerçek liderlik de yalnızca bulunduğunuz koltuğu yönetmek değildir.
Gerektiğinde o koltuğu sizden sonra gelecek insanlara bırakabilmektir.
Bugün Levent Korkut’un açıklamasını dinlerken benim gördüğüm tablo buydu.
Daha önceki yazımda da benzer şekilde ifade ettiğim üzere, Korkut’un mesleki temsil hayatının sonunda nasıl bir tutum ortaya koyacağı benim açımdan önemliydi.
Bugünkü açıklamasından benim çıkardığım sonuç şu:
Kendisine yakışan bir kapanış yapmayı tercih ediyor.
Elbette görev süresi devam ettiği müddetçe yapılacak işler, alınacak kararlar ve yürütülecek çalışmalar olacaktır. Dolayısıyla bugün itibarıyla fiilî bir görevden ayrılıştan değil, bundan sonraki seçimlere ilişkin ortaya konulan bir iradeden söz ediyoruz.
Ancak bazen vedalar görevden ayrıldığınız gün başlamaz.
Kararınızı açıkladığınız gün başlar.
Bu nedenle Sevgili Levent Korkut’a buradan açıkça şunu söylemek istiyorum:
Yıllarca görev yaptığınız makamların ardından, bundan sonraki seçimlerde aday olmayacağınızı ifade ederek yeni insanlara alan açma yönünde ortaya koyduğunuz iradeyi değerli buluyorum.
İnsanların makamları bırakmakta zorlandığı bir dünyada, kendi iradesiyle “Artık yeni bir dönem başlamalı” diyebilmek önemlidir.
Geçmişte sizi eleştirdiğimiz konular oldu.
Belki bundan sonra da bazı konularda farklı düşüneceğiz.
Ancak doğru bir davranış gördüğümüzde onu söylemekten de geri durmayız.
Eleştirmek ne kadar hakkımızsa, hakkı teslim etmek de o kadar sorumluluğumuzdur.
Bugün ben kendi adıma o hakkı teslim ediyorum.
Levent Korkut’un bundan sonraki seçimlerde aday olmama kararını ve temsil görevlerinde kuşak değişiminin önünü açan yaklaşımını takdir ediyorum.
Ve kendisine şunu söylüyorum:
Tebrikler Sevgili Korkut.
Bazen insanı büyüten şey bir koltuğa oturmak değildir.
O koltuktan ne zaman kalkacağını bilmektir.
Şimdi söz yeni dönemin adaylarında.
Bakalım devralacakları bu emaneti ne kadar ileriye taşıyabilecekler?
Sigorta Haber, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.


Yorum Yap