Karman Industries, SpaceX teknolojisinden ilham alarak veri merkezlerine su kullanmadan verimli bir soğutma sistemi geliştiriyor.
Sayfa İçerikleri
ToggleYapay zeka destekli veri merkezlerinin hızla çoğalmasıyla bu yapıların enerji ve su kullanımı hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli bir sorun haline geliyor. Los Angeles merkezli Karman Industries, bu probleme SpaceX roket motorlarından esinlenen sıra dışı bir yaklaşım getiriyor. Girişim, geliştirdiği yenilikçi sistemle veri merkezlerini daha az yer kaplayarak, daha düşük enerjiyle ve su kullanmadan soğutmayı amaçlıyor. Karman kısa süre önce 20 milyon dolarlık yatırım alındığını ve yıl sona ermeden Long Beach’te ilk kompresör üretimlerinin başlayacağını açıkladı.

Klasik veri merkezlerinde soğutma fanlar ve klima sistemleriyle sağlanırken, büyük tesislerde çiplerin yakınından geçen sıvılar ısıyı emip dış alanlarda bulunan soğutma tesislerine iletir. Ortalama büyüklükteki bir veri merkezi günde 130 bin litreyi aşan su harcarken, soğutma süreçleri toplam elektrik kullanımının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturabilir.
Karman tarafından tasarlanan sistem, temel olarak ev tipi ısı pompalarına benzer bir prensiple çalışıyor. Fakat burada fark, soğutucu olarak yüksek basınçta sıvı karbondioksit kullanılması ve akışkanın fanlar yerine roket motoru teknolojisinden uyarlanan mekanizmalarla dolaştırılması. Şirket bu yöntemle veri merkezlerinde kullanılan soğutma ekipmanının kapladığı alanı yüzde 80 oranında küçültebildiğini belirtiyor. Sistemin merkezinde bulunan döner kompresörler dakikada 30 bin devir hızla dönüyor; bu da geleneksel kompresörlere göre yaklaşık 10 kat daha yüksek bir hız anlamına geliyor. Karman’ın kurucu ortağı ve CTO’su Chiranjeev Kalra, birkaç yıl önce bu hızların imkânsız görüldüğünü ancak elektrikli araç sektöründeki hızlı motor teknolojileri sayesinde bunun mümkün hale geldiğini ifade ediyor. Şirketin 23 kişilik kadrosunun üçte biri, SpaceX veya Rocket Lab geçmişine sahip mühendislerden oluşuyor.

Karman’ın sistemi, dış hava koşullarına göre aynı soğutma gücünü yarıdan daha az enerjiyle sağlayabiliyor. Isı pompası, fazla ısıyı doğrudan atmosfere verebildiği gibi, ilave soğutma adımlarına yönlendirebiliyor veya enerji geri kazanımı için değerlendirebiliyor. En dikkat çeken avantajı ise sistemin hiç suya ihtiyaç duymaması. Bu özellik, özellikle sıcak ve su sıkıntısı çeken bölgelerde kurulacak veri merkezleri için büyük avantaj sunuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminlerine göre 2030’a kadar yaklaşık 100 gigawatt ek veri merkezi kapasitesi faaliyete geçecek. Aynı dönemde ABD’deki veri merkezlerinin ülke genelindeki elektrik tüketiminin yüzde 8’ini oluşturacağı öngörülüyor. Soğutma sistemlerinin 2028 itibarıyla yılda 125 milyar litre su harcayacağı tahmin ediliyor.
Şirket, 2026 yazında Los Angeles’taki üretim tesisinden ilk müşteri teslimatlarını gerçekleştirmeyi planlıyor. Başlangıçta yıllık 100 ünite üretim kapasitesine sahip olacak tesisin zamanla bu kapasitenin dört katına çıkarılması hedefleniyor. Küresel veri merkezi soğutma pazarının ise 2025’te 11 milyar dolardan 2032’de yaklaşık 25 milyar dolara ulaşması bekleniyor.





Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap