Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Samsung, uzun süredir beklenen yeni katlanabilir akıllı telefon modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Şirket, Apple’ın iPhone Fold adını taşıması beklenen cihazına rakip olacak Galaxy Wide Fold için üretim hattında son hazırlıkları yapıyor. 2026 yılının ikinci yarısında tanıtılması planlanan bu model, katlanabilir telefon pazarına yepyeni bir soluk getirecek.
Güvenilir kaynaklara göre Samsung, Galaxy Wide Fold’un üretim takvimini ve tedarik zinciri süreçlerini neredeyse tamamladı. Firma, cihaz için yaklaşık bir milyon adetlik ilk üretim planı oluşturmuş durumda. Bu sayı, markanın ürüne duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Galaxy Z Fold 8 ile benzer bir tasarıma sahip olacağı belirtilen yeni model, kullanıcılara hem geniş hem de kompakt bir ekran deneyimi sunacak.
Samsung’un Yeni Katlanabilir Telefonu: Özellikler ve Beklentiler
Galaxy Wide Fold’un iç ekranının 7,6 inç büyüklüğünde olacağı, dış kapak ekranının ise 5,4 inç çapraz uzunluğa sahip olacağı ifade ediliyor. Ayrıca, 4:3 en-boy oranı sayesinde daha dengeli bir görüntü alanı sağlayarak kullanıcı deneyimini iyileştirecek. Bu modelin, kitap biçiminde katlanma mekanizmasıyla dikkat çekeceği ve serinin ergonomisini bir adım öteye taşıyacağı tahmin ediliyor.

Tanıtımın, Samsung’un her yıl Temmuz ayında gerçekleştirdiği Galaxy Unpacked etkinliğinde yapılması öngörülüyor. Eğer iddialar doğrulanırsa, Galaxy Z Flip 8 ve Galaxy Z Fold 8 modelleriyle birlikte sergilenecek. Bu strateji, markanın katlanabilir cihaz kategorisinde çeşitliliği artırma hedefinin bir yansıması olarak görülüyor.
Apple ve Samsung Arasında Katlanabilir Rekabet Kızışıyor
Apple’ın ilk katlanabilir modeli olacak iPhone Fold içinse beklentiler çok daha iddialı. Analistler, cihazın satışlarının 10 milyon adedi aşabileceğini tahmin ediyor. Buna karşın Samsung hâlihazırda yılda yaklaşık 5 milyon katlanabilir telefon satışına sahip. Bu tablo, Galaxy Wide Fold’un yalnızca yeni bir cihaz olmadığını, aynı zamanda pazardaki dengeleri değiştirebilecek stratejik bir hamle niteliği taşıdığını gösteriyor.




