Enerji Geçiş Noktasında Kriz
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararı küresel enerji ticaretinde yeni bir kriz dönemi başlattı. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, bu gelişmenin Türkiye açısından hem risk hem de fırsatlar barındırdığını belirtti. Çiftçi, Türkiye’nin deniz, kara ve demiryolu ulaşımını bir arada kullanabilen yapısıyla çoklu koridor avantajını güçlendirebileceğini ifade etti.
Lojistikte Yeni Dönem
Çiftçi, jeopolitik belirsizliklerin lojistik sektöründe dayanıklılık odaklı yeni hizmet modellerini öne çıkardığını söyledi. Görünürlük artışı, garanti edilen teslim süreleri ve esnek depolama çözümlerinin daha fazla talep gördüğüne dikkat çekti.
Tedarik Zincirine Etkiler
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla enerji, petrokimya ve üretim sektörlerinde tedarik sürelerinin uzayacağını belirten Çiftçi, gecikmelerin üretim planlarını etkileyeceğini, maliyet artışlarının ise ürün fiyatlarına yansıyacağını vurguladı. Rota çeşitlendirme, stok stratejileri ve esnek sözleşme modellerinin bu dönemde önem kazandığını ifade etti.
Risk Yönetiminde Yeniden Yapılanma
Çiftçi, krizle birlikte lojistik firmalarının operasyonlarını hızlı biçimde revize ettiğini, alternatif rotalar ve çok modlu taşımacılık çözümlerine yöneldiğini belirtti. Navlun fiyatları ve sigorta primlerindeki artışların özellikle enerji, otomotiv ve hızlı tüketim sektörlerinde etkili olduğunu açıkladı.
Altyapı ve Yatırım Öncelikleri
Çiftçi’ye göre, Türkiye’nin sahip olduğu Karadeniz, Akdeniz ve kara bağlantıları bu süreçte stratejik avantaj sağlıyor. Lojistik altyapı yatırımlarında demiryolu bağlantıları, depolama kapasitesi, liman verimliliği ve dijital görünürlük gibi alanların öncelik kazanacağı ifade edildi.
Sigorta ve Risk Yönetimi
Çiftçi, artan risk ortamında sigorta programlarının dinamik biçimde güncellenmesi gerektiğini belirtti. Devletin tedarik çeşitlendirmesini desteklemesi, özel sektörün ise esnek planlama ve güçlü risk yönetimi sistemleriyle krizlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarındaki oynaklık, sigorta primlerindeki artış ve rota değişikliklerinin tedarik zincirlerini etkileyebileceği; buna karşın Türkiye’nin çoklu ulaşım koridorlarıyla stratejik bir fırsat yakalayabileceği değerlendiriliyor.



