Tuz tüketimini biraz azaltarak kalp ve damar sağlığınızı koruyabilir, uzun vadede büyük farklar yaratabilirsiniz.


Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, tuzlu yeme alışkanlığının genetikten çok çevresel faktörlerle oluştuğunu belirtti. İspiroğlu, çocukluk döneminden itibaren tuzlu besinlere maruz kalmanın ve aile içindeki yemek alışkanlıklarının damak tadını şekillendirdiğini söyledi.
İspiroğlu, günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile kalp ve inme riskinde belirgin düşüş sağladığını vurguladı. Tuzun vücut için gerekli olduğunu ancak fazlasının hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek sorunlarına neden olabileceğini ifade etti.
Fazla tuzun büyük kısmının ekmek, peynir, zeytin, salam ve hazır gıdalar gibi işlenmiş besinlerden geldiğini belirten İspiroğlu, yalnızca sofrada tuz eklememekle yeterli önlem alınamayacağını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük 5 gramdan az tuz tüketimini önerdiğini hatırlattı.
İspiroğlu, tuzlu besinleri tercih etmenin çoğu zaman genetik olmadığını, çevresel etkenlerle öğrenilen bir alışkanlık olduğunu ifade etti. Bu nedenle, tuz tüketimini azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.
İspiroğlu, tuz tüketimini azaltmak isteyenlerin bunu kademeli olarak yapmasının daha etkili olacağını belirtti. Damak tadının birkaç hafta içinde daha az tuzlu besinlere alışabileceğini dile getirdi. Sofraya tuzluk koymamak, baharat ve doğal lezzet artırıcılar kullanmak gibi basit adımların etkili olabileceğini söyledi.
İspiroğlu, “Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler uzun vadede kalp sağlığı ve kilo kontrolü için önemli katkı sağlar,” dedi.

Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap