İçeriğe geç
10 Eylül 2026, Perşembe Sigorta sektörünün bağımsız haber sitesi
SON DAKİKA
Dünya

Sandilands: Reasürörler ‘küçük büyük şirketlere’ dönüşmeli

Oxbow Partners Ortağı Chris Sandilands, reasürans şirketlerinin büyümelerine uygun, verimli ve ölçeklenebilir faaliyet modelleri kurması gerektiğini söyledi. Sandilands ayrıca ocak yenilemeleri, yapay zekâ kullanımı, sermaye tahsisi ve yetenek ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sandilands: Reasürörler ‘küçük büyük şirketlere’ dönüşmeli
Sandilands: Reasürörler ‘küçük büyük şirketlere’ dönüşmeli

Sigorta ve reasürans odaklı strateji danışmanlığı şirketi Oxbow Partners’ın Ortağı Chris Sandilands, Monte Carlo’da düzenlenen Rendez-Vous de Septembre 2026 kapsamında Reinsurance News’e yaptığı açıklamada, reasürörlerin faaliyet modellerini büyümelerine uyarlaması gerektiğini belirtti. Sandilands, birçok şirketin artık “büyük küçük şirketlerden” verimli, ölçeklenebilir ve bütünleşik çalışan “küçük büyük şirketlere” dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Ocak yenilemelerinde genel yön aşağı

1 Ocak yenilemelerindeki fiyat hareketlerini değerlendiren Sandilands, genel yönün açık biçimde aşağı olduğunu, ancak piyasanın tek bir manşet rakamına indirgenmemesi gerektiğini ifade etti. En fazla izlenen göstergenin mülk katastrofik riskleri olduğunu belirten Sandilands, bunun toplam reasürans piyasasının yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu kaydetti.

Sandilands, Monte Carlo’daki dikkat çekici verilerden birinin Munich Re’nin değerlendirmesi olduğunu ve bunun mülk katastrofik risklerinin daha geniş tablonun görece küçük bir bölümünü oluşturduğuna işaret ettiğini aktardı. Diğer branşların daha istikrarlı göründüğünü, ancak belirli alanlarda baskının sürdüğünü söyledi.

Piyasada anlamlı geri çekilmeler bulunduğunu belirten Sandilands, RenRe’nin ikinci çeyrekte prim üretimini yıllık bazda yüzde 12,5 azalttığını, Munich Re ile Swiss Re’nin ise mal ve kaza reasüransında yaklaşık yüzde 10 gerilediğini söyledi. Bu verilerin piyasada hâlâ disiplin bulunduğuna işaret ettiğini ifade etti.

Birçok müşterinin “fırsat alanlarından” söz ettiğini aktaran Sandilands, bunların bir bölümünün reasürörlerin mevcut işlerini güçlü biçimde savunacağı, diğerlerinin ise yeni iş yazmak için gerçek fırsatlar sunabileceği alanlar olduğunu belirtti. ABD sorumluluk sigortaları gibi alanlardaki risklerini azaltan bazı şirketlerin, hacimlerini korumak için başka yerlerde büyüme arayacağını söyledi.

Sandilands’a göre stratejik açıdan temel soru, bu fırsatların gerçekten cazip olup olmadığı veya kısmen daha gevşek varsayımlar ile iyimserlikten kaynaklanıp kaynaklanmadığı. Avrupa’daki reasürörlerin son iki ila üç yılda önemli rezerv tamponları oluşturduğunu belirten Sandilands, bu nedenle bazı teknik sonuç zayıflıklarının gelecek bir veya iki yıl boyunca kâr-zarar tablolarında görünmeyebileceğini ifade etti.

Yapay zekâ uygulamaları erken aşamada

Yapay zekânın geniş kapsamı nedeniyle hem ilgi çekici hem de sınırları belirlenmesi zor bir konu olduğunu söyleyen Sandilands, birçok reasürörün hâlâ teklif dosyalarının sisteme aktarılması ve teknik değerlendirme iş akışlarının otomasyonu üzerinde çalıştığını belirtti. Şirketlerin önemli bir bölümünün yapay zekâ kullanımında erken aşamada bulunduğunu veya uygulamaları anlamlı ölçekte yaygınlaştırmakta zorlandığını kaydetti.

Son 18 ayda kavram kanıtları ve deneylerin çoğaldığını belirten Sandilands, yapay zekâ döngüsünün bazı yönleriyle on yıl önceki InsurTech döngüsüne benzediğini söyledi. Sandilands, deneylere yönelik hızlı bir yöneliş ve iddialı açıklamaların ardından, faaliyetleri gerçek değere veya yapısal değişime dönüştürmenin daha zor bir süreç olarak ortaya çıktığını ifade etti.

Somut ilerlemenin teklif dosyalarının sisteme aktarılması, önceliklendirme, hasar işlemleri ve süreç yoğun diğer faaliyetlerde görüldüğünü aktaran Sandilands, bu uygulamaların gerçek verimlilik sağlayabildiğini ancak sağlanan faydaların zamanla standartlaşmasının beklendiğini söyledi.

Sandilands, daha önemli sorunun yapay zekânın faaliyet modelini nasıl değiştireceği olduğunu belirtti. Bunun dar kapsamlı teknoloji pilotlarının ötesine geçerek, yapay zekâdan değer üretmek için şirketin nasıl yapılandırılması gerektiğinin ele alınmasını gerektirdiğini ifade etti. Teknik değerlendirme uzmanları, veri uzmanları ve yapay zekâ uzmanlarını farklılaştırıcı yetkinlik oluşturmak üzere bir araya getiren çok disiplinli ekiplerde daha sınırlı ilerleme görüldüğünü söyledi.

Yapay zekâ kullanımının önündeki engelleri iki grupta değerlendiren Sandilands, ilk olarak veri kalitesi ve erişilebilirliğinin birkaç reasürör dışındaki şirketler için önemli bir engel olmaya devam ettiğini belirtti. Bu sorunlar giderilmeden farklılaştırıcı yapay zekâ araçları geliştirmenin çok zor olduğunu söyledi.

İkinci engelin stratejik olduğunu kaydeden Sandilands, teknolojinin hızlı gelişmesi nedeniyle şirketlerin ne zaman yatırım yapacaklarını, hangi alanlara odaklanacaklarını ve tedarikçilerle derin ortaklıklar mı kuracaklarını yoksa tedarikçiden bağımsız mı kalacaklarını belirlemekte zorlandığını aktardı. Yapay zekânın maliyetleri kendiliğinden düşürmediğinin ve bazı durumlarda artırabildiğinin giderek daha fazla kabul gördüğünü ifade eden Sandilands, şirketlerin yapay zekâyı nerede kullanacakları kadar nerede kullanmayacakları konusunda da disiplinli olması gerektiğini söyledi.

Faaliyet modeli büyümeye ayak uydurmalı

İklim değişikliği, jeopolitik risk, alternatif sermaye ve sidecar yapıların piyasadaki değişimin muhtemel etkenleri arasında sıkça tartışıldığını belirten Sandilands, en büyük değişim unsurlarından birinin reasürörlerin faaliyet modellerini olgunlaştırma ihtiyacı olacağını söyledi.

Son birkaç yıldaki elverişli teknik koşulların birçok sorunun üzerini örttüğünü ifade eden Sandilands, çok sayıda şirketin önemli ölçüde büyüdüğünü kaydetti. Bazı şirketlerin tek bir bölgede ve tek branşta uzmanlaşmış yapılardan birden fazla branş, platform ve coğrafyada faaliyet gösteren işletmelere dönüştüğünü, çalışan sayılarının onlar düzeyinden yüzlere çıktığını belirtti.

Sandilands, faaliyet modelinin her zaman bu büyümeye ayak uyduramadığını söyledi. Şirketlerin “büyük küçük şirketlerden” “küçük büyük şirketlere” geçmesi gerektiğini belirten Sandilands, bunun büyük şirket bürokrasisine dönüşmeden daha verimli, ölçeklenebilir ve bütünleşik bir yapı kurulması anlamına geldiğini ifade etti.

Bu dönüşümün yönetim ekiplerinin görev dağılımı, işlerin verimli biçimde yürütülmesi, ihtiyaç duyulan teknoloji ve veri yetkinlikleri ile yapay zekânın gelecekteki faaliyet modelindeki yeri üzerinde daha dikkatli düşünmesini gerektireceğini söyledi. Sandilands’a göre sonraki döngünün önde gelen reasürörleri, bu geçişi başarıyla gerçekleştirebilen şirketler olacak.

Sermaye tahsisi ve yumuşayan piyasa

Reasürans yöneticilerinin karşı karşıya olduğu stratejik soruların başında sermaye tahsisinin geldiğini belirten Sandilands, günümüzde reasürörlerin büyük bölümünün çeşitlendirilmiş sigorta grupları içinde bulunduğunu söyledi. Grup yöneticilerinin reasürans piyasasındaki yumuşamaya ilişkin haberleri takip ettiğini, reasürans yöneticilerinin ise sektöre sermaye tahsisinin neden hâlâ anlamlı olduğunu açıklaması gerektiğini ifade etti.

Bu değerlendirmenin manşetlerden daha ayrıntılı olması gerektiğini belirten Sandilands, tek bir reasürans piyasası döngüsü bulunmadığını söyledi. Baskının bir bölümünün doğal afet riskleri gibi görünürlüğü yüksek branşlarda yoğunlaştığını, piyasanın diğer bölümlerinin ise daha istikrarlı kalabildiğini veya cazip fırsatlar sunmayı sürdürebildiğini kaydetti.

İkinci stratejik sorunun yumuşayan piyasaya nasıl karşılık verileceği olduğunu belirten Sandilands, bazı şirketlerin mevcut konumlarını koruma baskısı altında bulunduğunu söyledi. Bununla birlikte, yumuşak piyasada yalnızca yerinde kalmanın şirketlerin döngü genelinde başarılı olmasını genellikle sağlamadığını ifade etti. En iyi şirketlerin büyüme alanları aramayı ve zaman içinde kendilerini güçlendirecek yetkinliklere yatırım yapmayı sürdürdüğünü belirtti.

Üçüncü konunun yapay zekâ olduğunu söyleyen Sandilands, bu alanın teknik değerlendirme, veri, teknoloji, faaliyet modelleri ve maliyetler hakkında daha geniş bir stratejik soru grubu oluşturduğunu ifade etti.

Yetenek ve stratejik netlik vurgusu

Yetenek konusunun yeterince dikkate alınmayan bir sorun olduğunu belirten Sandilands, yapay zekânın reasürörlerin ihtiyaç duyacağı becerileri değiştirdiğini ve halefiyet planlamasını giderek daha önemli hâle getirdiğini söyledi. Kalıcı rekabet avantajının yalnızca elverişli piyasa koşullarından veya “süperstar” teknik değerlendirme uzmanlarına bağımlılıktan değil, güçlü stratejiden kaynaklandığını ifade etti.

Sandilands, dayanıklı şirketlerin teknik değerlendirmeyi bütünleşik bir süreç olarak gördüğünü söyledi. Teknik değerlendirme uzmanlarının merkezi konumunu koruduğunu, ancak veri, teknoloji, portföy yönetimi, operasyonlar ve yapay zekâyı içeren daha geniş bir sistem içinde giderek daha fazla koordinatör, karar verici ve ilişki noktası olarak görev yaptığını belirtti.

Bu değişimi, özellikle yöneticilerinin çoğu teknik değerlendirme geçmişine sahip şirketler için önemli bir duygusal geçiş olarak tanımlayan Sandilands, sürdürülebilir rekabet avantajı için teknik değerlendirmenin geleceğine ilişkin açık bir bakışa, ölçeklenebilir ve teknoloji ile yapay zekâ destekli bir sürece ve gerekli yeteneklere ilişkin net bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Güçlü şirketlerin açık bir stratejik vizyona, neyin önemli olduğunu açıklayan bir çerçeveye ve çalışanların anlayıp uygulayabileceği önceliklere sahip olduğunu belirten Sandilands, birçok reasürans şirketinin birincil sigortacılara kıyasla daha yalın yapıda olduğunu ve geniş strateji veya dönüşüm ekiplerine her zaman sahip olmadığını kaydetti.

Sandilands, veri, teknoloji ve yapay zekânın artan rolü karşısında şirketlerin nereye yatırım yapacağını, nereye yatırım yapmayacağını ve her girişimin stratejiyle nasıl bağlantı kurduğunu bilmesi gerektiğini söyledi. Bu netliğe sahip şirketlerin, yalnızca elverişli piyasa koşullarından yararlananlara göre sürdürülebilir rekabet avantajı oluşturma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ifade etti.

Kaynak: Reinsurance News

Sigorta Haber
YAZAR

Sigorta Haber

Finans ve ekonomi alanında uzman. Piyasa analizleri, yatırım stratejileri ve makroekonomik gelişmeler üzerine içerikler üretir.

Yazar profili ve tüm yazıları