Stockholm Çevre Enstitüsü (SEI) tarafından yayımlanan “İklim Stresi Altında Sigorta ve Reasürans: Küresel Tedarik Zincirlerinde Sistemik Riskin Yönetimi” (Insurance and reinsurance under climate stress: managing systemic risk in global supply chains) başlıklı yeni rapor, iklim değişikliğinin küresel ticaret ağları üzerindeki baskısını ve sigorta sektörünün bu yeni risk yapısına uyum sağlamakta zorlandığını ortaya koydu.
Rapora göre, iklim şokları artık münferit felaketler olarak kalmıyor; birbirine bağlı tedarik zinciri ağları üzerinden yayılarak “sistemik şoklara” dönüşüyor. Bu durum, sigorta ve reasürans sektörlerinin riskleri yönetme kapasitesini zorluyor ve küresel ekonomideki sigortalanabilirlik sınırlarını yeniden çiziyor.
Hasar Maliyetleri Her Yıl Artıyor
Araştırmada, sigortalanmış felaket kayıplarının son yıllarda reel olarak yıllık %5 ila %7 oranında arttığı belirtildi. Sigorta şirketlerinin yüksek riskli coğrafyalardan ve sektörlerden çekilmeye başlamasıyla birlikte, kayıp yükünün giderek artan bir oranda kamu bütçelerine, işletmelere ve hane halklarına kaydığı vurgulandı.
Geleneksel Sigorta Modelleri Yetersiz Kalıyor
Raporun baş yazarı ve SEI Politika Araştırmacısı Dr. Mikael A. Mikaelsson, iklim riskinin sigorta sistemlerinin uyum sağlayabileceğinden daha hızlı bir şekilde “sistemik” hale geldiğini ifade etti. Sigorta sektörünün temel prensibi olan “riskin çeşitlendirilmesi” (diversification) ilkesinin, iklim olaylarının küresel ölçekte eş zamanlı ve birbirini tetikleyen doğası nedeniyle etkisizleşmeye başladığına dikkat çekildi.
Raporda öne çıkan diğer bulgular şöyle sıralandı:
-
Tedarik Zinciri Kırılganlığı: Verimlilik odaklı optimize edilen küresel tedarik zincirleri, iklim kaynaklı kesintilere karşı son derece savunmasız durumda. Örneğin, 2021 yılında Almanya ve Belçika’da yaşanan seller ile 2022’de Güney Avrupa’daki kuraklıklar, lojistik ve üretim ağlarını felç ederek sınır ötesi ekonomik hasarlara yol açtı.
-
Teminat Boşlukları (Protection Gap): Mevcut sigorta poliçeleri genellikle “fiziksel hasar” şartına bağlı olduğundan, bir tedarikçinin iklim olayı nedeniyle üretim yapamaması gibi “dolaylı” kayıplar (İş Durması / Business Interruption) çoğu zaman kapsam dışında kalıyor. Bu durum, işletmeler için büyük bir finansal koruma boşluğu yaratıyor.
-
Parametrik Sigorta Çözümleri: Parametrik ürünler ve Şarta Bağlı İş Durması (CBI) gibi yenilikçi araçların faydalı olduğu, ancak bunların kapsamının ve güvenilirliğinin henüz sistemik riskleri tam olarak karşılayacak düzeyde olmadığı belirtildi.
Sektöre Çağrı
SEI raporu, sigortacıların kısa vadeli fiyatlandırma döngülerinin, iklim riskinin uzun vadeli doğasıyla çeliştiğini not etti. Sektörün, sadece finansal tazmin mekanizması olmaktan çıkıp, tedarik zinciri verilerini kullanarak risk önleme ve adaptasyon konusunda daha aktif bir rol oynaması gerektiği sonucuna varıldı.





