Son dönemde yayımlanan küresel raporlar, iklim değişikliğinin sigorta sektörü üzerindeki finansal baskısını artırdığını ortaya koyuyor. Artan doğal afetler ve riskler karşısında sigorta şirketleri strateji değiştirirken, oluşan maliyet tablosu giderek daha fazla oranda tüketiciye yansıtılıyor. Dünya genelinde artan sel, orman yangınları ve fırtına gibi aşırı hava olayları, sigorta şirketlerinin risk modellerini ve fiyatlandırma politikalarını yeniden yapılandırmasına…
Son dönemde yayımlanan küresel raporlar, iklim değişikliğinin sigorta sektörü üzerindeki finansal baskısını artırdığını ortaya koyuyor. Artan doğal afetler ve riskler karşısında sigorta şirketleri strateji değiştirirken, oluşan maliyet tablosu giderek daha fazla oranda tüketiciye yansıtılıyor.
Dünya genelinde artan sel, orman yangınları ve fırtına gibi aşırı hava olayları, sigorta şirketlerinin risk modellerini ve fiyatlandırma politikalarını yeniden yapılandırmasına neden oldu. Capgemini Araştırma Enstitüsü ve Swiss Re gibi kuruluşların verilerine göre, sigortacılar artan tazminat taleplerini karşılamakta zorlanırken, sektördeki finansal yük poliçe sahiplerinin omuzlarına kayıyor.
Sayfa İçerikleri
ToggleSektör analizlerine göre, iklim değişikliğine bağlı hasarların son 30 yılda %250 oranında arttığı belirtiliyor. Bu durum karşısında sigorta şirketlerinin aldığı önlemler iki ana başlıkta toplanıyor:
Yüksek Prim Artışları: Özellikle doğal afet riski taşıyan bölgelerde konut ve iş yeri sigorta primlerinde ciddi artışlar gözlemleniyor. Sigortacılar, gelecekteki olası hasarları finanse edebilmek için fiyatlarını yukarı çekiyor.
Piyasadaki Çekilmeler: Bazı büyük sigorta şirketleri, iklim riskinin “sigortalanabilir” seviyenin üzerine çıktığı gerekçesiyle belirli bölgelerden (örneğin ABD’de Kaliforniya ve Florida gibi yüksek riskli eyaletler) tamamen çekilme veya yeni poliçe kesmeme kararı alıyor.
Sigortalanan hasarlar ile toplam ekonomik hasar arasındaki farkı ifade eden “koruma açığı” (protection gap) giderek büyüyor. İklim olaylarının neden olduğu ekonomik kayıpların önemli bir kısmı, artan maliyetler nedeniyle sigorta kapsamı dışında kalıyor. Bu durum, hasar anında ev sahiplerinin ve işletmelerin onarım masraflarını kendi ceplerinden karşılamak zorunda kalmasıyla sonuçlanıyor.
Sektör raporlarında öne çıkan bir diğer eğilim ise sigorta şirketlerinin iş modellerindeki dönüşüm. Şirketler artık sadece hasar oluştuktan sonra ödeme yapmaya odaklanmak yerine, hasarın oluşmasını engellemeye yönelik “risk önleme” ve “dayanıklılık” (resilience) stratejilerine öncelik veriyor.
Bu kapsamda sigortacılar, tüketicilerden binalarını iklim risklerine karşı güçlendirmelerini talep ediyor veya akıllı teknolojiler kullanarak riskleri azaltan müşterilere indirimler sunma yoluna gidiyor.
Uzmanlar, sigorta maliyetlerindeki bu artışın sadece belirli bölgelerle sınırlı kalmayıp küresel bir eğilim haline geldiğini vurguluyor. İklim krizinin finansal etkileri derinleştikçe, sigortaya erişimin zorlaşması ve maliyetlerin hane halkı bütçelerinde daha büyük bir yer kaplaması bekleniyor.





Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap