Türk kelimesi, tarih boyunca hem bir etnik kimliği hem de kültürel bir aitliği ifade eden önemli bir kavramdır. En eski kaynaklarda bu ad, Orta Asya bozkırlarında yaşayan Göktürkler döneminde resmî bir isim olarak kullanılmaya başlanmıştır.
- Eski Türkçe Kaynaklar: Orhun Yazıtları’nda “Türük” veya “Türiük” biçiminde geçer ve genellikle “güçlü, töreli halk” anlamına gelir.
- Çin Kaynakları: Çin tarihçileri “Tujue” olarak kaydetmiş, bu ifadenin “miğfer” ya da “cesur halk” anlamına geldiğini belirtmiştir.
- Modern Dilbilimsel Yaklaşımlar: Bazı dilbilimciler “Türk” adının “olgunluk, kuvvet, düzenli topluluk” gibi anlamlardan türediğini ileri sürmektedir.
“Türk” adı, 6. yüzyıldan itibaren siyasi bir anlam kazanmış ve Göktürk Kağanlığı ile birlikte geniş bir coğrafyada tanınır hale gelmiştir. Zamanla bu kavram, sadece belirli bir boyu değil, aynı dil ailesine ve kültür mirasına sahip toplulukların genel adını ifade etmiştir.
Günümüzde “Türk” kelimesi sadece etnik bir tanımı değil, kültürel bir bütünlüğü ve milli kimliği temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tümü hukuken “Türk” olarak kabul edilir.





