New York’ta bir temyiz mahkemesi, sigorta şirketinin poliçe sahibine “nezaketen savunma” hizmeti sunmasının, sigorta teminatına ilişkin açılan davayı geçersiz hâle getirmediğine hükmetti.
New York Eyaleti Temyiz Dairesi Dördüncü Bölümü tarafından 24 Temmuz 2026 tarihinde verilen karar, West Seneca bölgesinde bulunan bir mezarlıkta yaşanan olaylara dayanıyor. Cayuga Creek’in yanında bulunan mezarlığın suya yakın bölümündeki kıyı, zemin çökmesi nedeniyle çöktü. Bunun ardından mezarlık yönetimi, 215 kişinin naaşını yakınlarına haber vermeden ve izin almadan mezarlarından çıkararak başka yerlere yeniden defnetti.
Hayatını kaybeden kişilerin yakınları, “Robinson davası” olarak bilinen süreç kapsamında mezarlık yönetimine karşı dava açtı. Davacılar, duygusal sıkıntı, ruhsal acı ve manevi ıstırap dâhil olmak üzere çeşitli zararlar nedeniyle tazminat talep etti.
Mezarlığın Netherlands Insurance Company tarafından düzenlenen genel sorumluluk sigortası poliçeleri bulunuyordu. Mezarlık yönetimi, açılan dava üzerine sigorta şirketinden hukuki savunma sağlamasını talep etti.
Netherlands Insurance Company başlangıçta, kısmi teminat reddi ve tüm haklarını saklı tutma şartıyla mezarlığın savunmasını üstlenmeyi kabul etti. Şirket daha sonra mezarlığı savunma veya tazmin etme yükümlülüğü bulunmadığını bildirdi. Buna karşın, teminatın geçerli olduğunu kabul etmeksizin “nezaketen savunma” hizmeti sunmaya devam edeceğini açıkladı.
Sigorta şirketi, poliçe kapsamında bedensel yaralanma teminatının oluşmadığını savundu. Davacı yakınların yalnızca ruhsal ve manevi zarar ileri sürdüğünü, herhangi bir fiziksel yaralanma iddiasında bulunmadığını belirtti.
Poliçelerde bedensel yaralanma; bir kişinin uğradığı fiziksel yaralanma, hastalık veya rahatsızlık ile bunların sonucunda ortaya çıkan ruhsal acı, zihinsel yaralanma, şok, korku veya ölüm olarak tanımlanıyordu. Sigorta şirketi, fiziksel yaralanma bulunmadığı için poliçe kapsamında teminat altına alınmış bir bedensel yaralanmanın da oluşmadığını ileri sürdü.
Mezarlık yönetimi ise poliçede bulunan “Cenaze Evleri veya Mezarlıklar” başlıklı ek teminat hükmüne dayandı. Söz konusu hükümde, mezarlık işletmeciliği sırasında profesyonel hizmetlerin sunulmasından veya sunulmamasından kaynaklanan ruhsal acı dâhil bedensel yaralanmaların ya da maddi zararların bir olaydan kaynaklanmış kabul edileceği belirtiliyordu.
Mahkeme, sigorta şirketinin iki temel konudaki itirazını kabul etmedi. Kararda, sigorta şirketinin sunduğu “nezaketen savunmanın” taraflar arasındaki sigorta teminatı uyuşmazlığını ortadan kaldırmadığı belirtildi.
Mahkeme ayrıca poliçedeki ek teminat hükmünün, herhangi bir fiziksel yaralanma bulunmadan ortaya çıkan ruhsal ve manevi zararları da kapsayıp kapsamadığının davanın reddi aşamasında karara bağlanamayacağına hükmetti. Mahkeme, ilgili hükmün birden fazla makul yoruma açık olduğunu belirledi.
Netherlands Insurance Company, mezarlık yönetiminin cezalandırıcı tazminat ve avukatlık ücretlerine ilişkin talepleri konusunda ise lehine karar aldı. Mahkeme, bu talepler için yeterli hukuki dayanak bulunmadığını belirterek ilgili istemleri reddetti.



Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap