ATO Başkanı Gürsel Baran’dan Yeşil Pasaport Önerisi
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, en az 15 yıl boyunca vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini şeffaf ve düzenli şekilde sürdüren işletmelere yeşil pasaport hakkı verilmesinin teşvik edici bir adım olacağını belirtti.
Oda tarafından yapılan açıklamaya göre Baran, ATO 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısında konuştu. Baran, 2026 yılına küresel ölçekte “belirsizlik” kavramının yeni normal olarak girildiğini, bu durumun ticaret kurallarını da yeniden şekillendirdiğini vurguladı.
İklim krizini göz ardı etmeden yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamanın ve dijitalleşmeyi iş süreçlerinin merkezine yerleştirmenin zorunluluk haline geldiğini ifade eden Baran, Türkiye’nin ihracat rakamlarını değerlendirerek mevcut koşullarda ihracat artışının büyük bir başarı olduğunu kaydetti.
Kayıtlı Ticaret İçin Yeşil Pasaport Talebi
Türkiye dış ticaretinin önemli bir kısmının Avrupa Birliği ülkeleriyle yapıldığını hatırlatan Baran, iş dünyasının vize süreçlerinde yaşadığı zorluklara değindi. Ticareti sürdürebilmek için fuarlara katılımın ve uluslararası temasların önemine işaret eden Baran, vize engelinin ekonomik faaliyetler açısından ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
Baran, kayıtlı ekonominin güçlendirilmesi, vergiye gönüllü uyumun artırılması ve dürüst mükelleflerin teşvik edilmesinin ekonomik dengeler açısından öncelikli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yeşil pasaport, Avrupa Birliği’ne erişimin anahtarı olduğu kadar, kayıtlı ticaretin de bir ödülü olarak görülmelidir. Bu kapsamda, ticari hayatına başladığı günden itibaren en az 15 yıldır yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, sosyal güvenlik ve vergi borcu bulunmayan mükelleflere yeşil pasaport verilmesi doğru, yapıcı ve motive edici bir uygulama olacaktır.”
Baran, bu önerinin vergiye uyumu yalnızca denetim ve yaptırımlarla değil, ödül ve teşvik mekanizmalarıyla desteklemeyi hedeflediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bu anlayış, devletin vergi sisteminde cezadan ziyade teşviki öne çıkarır. Böylece, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve vergi bilincinin güçlenmesi yönünde kalıcı sonuçlar sağlanabilir. Vergi ve primini zamanında ödeyenle ödemeyen aynı şekilde değerlendirilmemeli. Yani suyu taşıyan ile testiyi kıran eşit tutulmamalı. İş insanlarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak her girişim, ihracata, yatırıma ve ülke ekonomisinin büyümesine doğrudan katkı sağlar.”

