ABD – İran Nükleer Görüşmelerinde Yeni Tur Belirlendi
ABD ve İran arasında, Umman’ın arabuluculuğunda sürdürülen nükleer görüşmelerin üçüncü turu 26 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilecek. Görüşmeler, bölgedeki askeri hareketlilik ve artan diplomatik temaslar eşliğinde önem taşıyor.

Umman’dan Açıklama
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD-İran müzakerelerinin perşembe günü Cenevre’de yapılacağını ve anlaşmanın sonuçlandırılması için olumlu bir ivme beklediklerini” belirtti. Daha önce taraflar 6 Şubat’ta Umman’da, 17 Şubat’ta ise Cenevre’de bir araya gelmişti.

Görüşmelerin Gündeminde Neler Var?
Görüşmelerde İran’ın uranyum zenginleştirme oranı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumu başlıca gündem maddelerini oluşturuyor. Sürecin her iki tarafın da güvenlik ve diplomatik beklentilerini kapsayacak bir çerçevede ilerletilmesi hedefleniyor.

İran’dan Açıklama: “Çözüm Elimizin Altında”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD televizyonuna yaptığı açıklamada, taraflar arasında nükleer konularda diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü belirtti. Erakçi, hazırlanan teklifin hem İran’ın hem de ABD’nin endişelerini kapsayacak şekilde düzenlendiğini ifade etti. Görüşmelerin barışçıl ve diplomatik çözüm temelinde yürütüldüğünü vurgulayan Erakçi, askeri gerilimlerin süreci baltalayabileceğine dikkat çekti.

Askeri Gerilim ve Bölgesel Denge
Erakçi, bölgeye askerî yığınak yapılmasına gerek olmadığını, bu tür adımların diplomasiye katkı sağlamayacağını söyledi. Ayrıca, İran’ın uluslararası anlaşmalar çerçevesinde barışçıl nükleer enerji hakkını sürdüreceğini belirtti. Muhtemel bir saldırı durumunda İran’ın kendini savunma hakkına sahip olduğunu ifade eden Erakçi, ülkesinin savunma kapasitesinin yeterli düzeyde olduğunu dile getirdi.
Bölgesel ve Tarihsel Arka Plan
İran’ın güvenlik yaklaşımı, 1979 Devrimi ve ardından yaşanan İran-Irak Savaşı deneyimleriyle şekillenmiştir. Uzmanlara göre bu tecrübe, İran’ın dış müdahalelere karşı hassasiyetini artırmış, asimetrik savunma stratejilerine yönelmesine neden olmuştur. Washington merkezli uzmanlar, İran’ın doğrudan çatışma yerine dolaylı yöntemlerle bölgedeki dengeleri etkileme eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor.
Körfez ülkeleri, olası bir çatışmanın yaratacağı istikrarsızlıktan endişe duyuyor. Uzmanlar, bölgede yeni bir savaşın hem enerji güvenliğini hem de bölgesel dengeleri olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.





