Hammurabi Kanunları, M.Ö. 18. yüzyılda Babil Kralı Hammurabi tarafından oluşturulan ve tarihin bilinen en eski hukuk sistemlerinden biridir. Bu kanunlar, yalnızca adaletin sağlanması açısından değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari ilişkilerin düzenlenmesinde de önemli bir rol oynamıştır. Günümüzde sigortacılığın temelleri olarak kabul edilen bazı maddeler, risk paylaşımı ve zarar tazmini kavramlarını içermektedir.
- Kanun No. 48: Borçlu, sel veya doğal afet nedeniyle ürün kaybına uğrarsa, borcunu erteleme hakkına sahiptir. Bu madde, modern anlamda riskin hafifletilmesi ve mücbir sebep ilkeleriyle ilişkilendirilmektedir.
- Kanun No. 100–102: Taşıma işini üstlenen tüccar veya gemi sahibi, taşınan malların zarar görmesi halinde belirli bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu uygulama, deniz taşımacılığı sigortasının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
- Kanun No. 23: Hırsızlık ya da kaybolan mallar durumunda, ilgili şehir veya toplum, zararın telafisinden sorumludur. Bu madde, sosyal dayanışma ve kolektif sorumluluk ilkelerinin erken bir örneğini sunar.
Bu kanunlardaki ilkeler, riskin paylaşılması ve zararın karşılanması kavramlarını sistematik hale getirmiştir. Zamanla bu uygulamalar, Akdeniz ticaret yollarında yayılmış ve Fenikeliler, Yunanlılar ve Romalılar aracılığıyla gelişerek günümüz sigortacılık sisteminin temellerini oluşturmuştur.
Hammurabi Kanunları, yalnızca bir hukuk metni olmanın ötesinde, insanlığın ekonomik güvenlik arayışının da erken bir örneğidir. Bu kanunlarda yer alan zarar paylaşımı, risk yönetimi ve tazmin ilkeleri modern sigortacılığın temel felsefesine ışık tutmaktadır.


.jpg)
