Nöralterapide amaç anestezi oluşturmak değil, sinir iletişimini dengelemektir
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, nöralterapinin temel hedefinin sinir hücrelerinde bozulan elektriksel iletimi yeniden düzenlemek olduğunu belirterek, bu yöntemin yalnızca lokal değil, sistemik etkiler sağlayarak vücudun regülasyonunu desteklediğini vurguladı. Dr. Kakı, nöralterapinin; ağrı, travma, ameliyat izleri ve enfeksiyon gibi bozucu alanların tedavisinde kullanılabileceğini, ancak her durumda uygulanamayacağını ifade etti.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nde görev yapan Uzman Dr. Kakı, nöralterapinin etkisi, uygulanma biçimi ve kullanım alanları hakkında ayrıntılı bilgi paylaştı.
Nöralterapi sinir sistemi iletişimini yeniden düzenlemeye yardımcı olur
Dr. Asiye Gülsüm Kakı, nöralterapinin vücutta sinir sistemi dengesizliklerini gidermek amacıyla, çok düşük dozlarda yerel anestezik enjeksiyonlarıyla gerçekleştirilen destekleyici bir tedavi yöntemi olduğunu açıkladı. “Bu uygulamanın amacı uyuşturma sağlamak değil, sinir hücrelerindeki bozulan elektriksel iletiyi düzeltmektir.” diyen Dr. Kakı, düşük doz anestezik maddelerin iyon kanalları ve hücre zarında dengeleyici etki yaratarak inflamasyonu azalttığını, kan akışını ve beslenmeyi artırdığını ifade etti.
Nöralterapinin yalnızca uygulama yapılan bölgede değil, tüm sistem üzerinde düzenleyici bir etki oluşturduğunu belirten Dr. Kakı, bu yönüyle ağrı ve fonksiyon bozukluklarının hafiflemesine katkı sunduğunu dile getirdi.
Bozucu alanlar nöralterapiyle kontrol altına alınabiliyor
Bozucu alan kavramını açıklayan Dr. Kakı, geçmişte yaşanan operasyonlar, enfeksiyonlar, diş problemleri veya travmaların sinir sistemi üzerinde sürekli uyarı yaratarak başka bölgelerde ağrı ya da rahatsızlık oluşturabileceğini söyledi. Nöralterapinin bu alanlar üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmayı hedeflediğini, sinir sistemi regülasyonunu sağlamaya yardımcı olduğunu ifade etti.
Nöralterapi destek tedavi olarak farklı durumlarda uygulanabiliyor
Uzman Dr. Kakı, nöralterapinin baş, boyun ve bel ağrıları, migren, kas-eklem ağrıları, fibromiyalji, sinir sıkışmaları, spor yaralanmaları, ameliyat sonrası ağrılar, sindirim sistemi ve jinekolojik rahatsızlıklar gibi çok sayıda durumda destekleyici tedavi olarak kullanılabildiğini ifade etti. Ayrıca stres ve otonom sinir sistemi bozukluklarında da etkili olabildiğine dikkat çekti.
Nöralterapi uygulama süreci ve enjeksiyon yöntemleri
Dr. Kakı, uygulama öncesi hastadan ayrıntılı öykü alındığını belirterek, şikâyetlerin başlangıcı, tetikleyici unsurlar, geçirilmiş operasyonlar ve beslenme alışkanlıklarının değerlendirildiğini söyledi. Fizik muayene sonrasında enjeksiyon bölgeleri belirlenir; tetik noktalar, sinir çıkış alanları veya yara dokuları üzerinde işlem yapılır. Enjeksiyonlar genellikle ince uçlu iğnelerle gerçekleştirilir; ancak bazı durumlarda derin veya ganglion düzeyinde uygulama gerekebilir.
Nöralterapi herkes için uygun değildir
Seansların sıklığı ve sayısının kişisel duruma göre değişebildiğini belirten Dr. Kakı, enjeksiyon sonrasında fenomen adı verilen kısa süreli refleks tepkilerin görülebileceğini ve bunların tedavi planlamasında yol gösterici olduğunu söyledi. Nöralterapi; lokal anestezik alerjisi bulunan kişilerde, ciddi kalp ritim bozukluğu yaşayanlarda, bazı hamilelik dönemlerinde ve kanama bozukluğu olan hastalarda uygulanmaz. Uygulama sonrası enjeksiyon alanında geçici kızarıklık, baş dönmesi veya kısa süreli ağrı artışı gözlenebileceğini de ekledi.





