İçeriğe geç
29 Eylül 2026, Salı Sigorta sektörünün bağımsız haber sitesi
SON DAKİKA
SİGORTA SEKTÖRÜ Haber • Veri • Analiz
MALİ TABLOLAR
Bilgi

Dilekçe verildikten kaç gün sonra duruşma günü alınır?

Dilekçe verildikten sonra duruşma gününün ne zaman belirlendiğini, süreci etkileyen faktörleri ve yasal süreleri öğrenin.

Dilekçe verildikten kaç gün sonra duruşma günü alınır?
Dilekçe verildikten kaç gün sonra duruşma günü alınır?

Bir davanın açılabilmesi için öncelikle dava dilekçesinin yetkili mahkemeye verilmesi gerekir. Dilekçe mahkeme kalemine teslim edildiğinde dava resmen açılmış olur ve dosya numarası alınır. Bu aşamadan sonra mahkeme, dilekçeyi inceleyerek davanın kabul edilip edilmeyeceğine karar verir.

Dilekçenin mahkemece kayıt altına alınmasının ardından, hakimin iş yoğunluğuna, dava türüne ve mahkemenin takvimine göre duruşma günü belirlenir. Bu süre, davanın türüne göre farklılık gösterebilir:

  • Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemeleri: Genellikle dilekçenin sunulmasından itibaren 1 ila 3 ay arasında ilk duruşma günü belirlenir.
  • Aile Mahkemeleri: Tarafların durumuna göre ön inceleme duruşması yaklaşık 1-2 ay içinde planlanabilir.
  • İdare Mahkemeleri: İdari süreçlerde dilekçenin kabulünden sonra duruşma tarihi genellikle 3 ayı bulabilir.

Mahkeme, duruşma gününü belirledikten sonra tebligat yoluyla taraflara bildirir. Tebligat süresi de posta yoğunluğuna bağlı olarak genellikle 15 ila 30 gün arasında değişmektedir. Taraflar, duruşma tarihinden en az birkaç hafta önce yazılı olarak bilgilendirilir.

Dilekçe verildikten sonra duruşma günü alınması kesin bir takvime bağlı değildir; dava konusuna, mahkeme türüne ve yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Ortalama olarak Türkiye’deki çoğu mahkemede ilk duruşmanın belirlenmesi 1 ila 3 ay arasında gerçekleşmektedir.

Aslı Güran
YAZAR

Aslı Güran

Türkiye’deki sağlık sektörünü yakından takip eden bir editör olarak, güncel gelişmeleri okuyuculara anlaşılır, güvenilir ve tarafsız bir dille aktarmayı amaçlıyorum. Sağlık politikalarından yeni tedavi yöntemlerine, uzman görüşlerinden toplum sağlığını ilgilendiren önemli başlıklara kadar geniş bir yelpazede içerik üretiyor, her haberin doğruluğunu titizlikle araştırıyorum.Amacım, sağlık alanındaki bilgi kirliliğini azaltarak doğru ve güncel içerikleri herkesin erişebileceği bir forma dönüştürmek. Bilimsel veriler ve yetkin kaynaklardan beslenen haberleri, sade ve herkesin anlayabileceği bir dille sunmaya özen gösteriyorum.Sağlık kategorisinin editörü olarak, hem toplum sağlığına katkı sağlayan hem de okurun güvenle takip edebileceği bir yayın politikası oluşturmak için çalışıyorum. Her haberin, bilinçli bir toplum için atılmış küçük ama önemli bir adım olduğuna inanıyorum.

Yazar profili ve tüm yazıları