Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evlilik birliğini karşılıklı rızayla ve belirli şartlarda sonlandırmak istemeleri halinde başvurdukları bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca, evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı ve taraflar boşanmanın tüm sonuçları üzerinde mutabakata varmalıdır.
Bir anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen eşler, davayı belirli mahkemelerde açabilirler. Davanın açılabileceği yerler şunlardır:
Eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi
- Eşlerin son altı ay birlikte ikamet ettikleri yer Aile Mahkemesi
Eğer ilgili yerlerde Aile Mahkemesi yoksa, bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davayı görür.
- Dilekçe Hazırlığı: Eşler, anlaşmalı boşanma protokolüyle birlikte boşanma dilekçesini hazırlar.
- Dilekçenin Sunulması: Dava, yetkili mahkemenin tevzi bürosuna sunularak açılır.
- Mahkeme Süreci: Hakim her iki tarafı da dinler ve protokol hükümlerinin iradeye uygun olup olmadığını değerlendirir.
Anlaşmalı boşanma davası açılırken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
- Protokolde; nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat konuları açıkça belirtilmelidir.
- Tarafların duruşmada hazır bulunmaları zorunludur.
- Davayı avukat aracılığıyla takip etmek süreci hızlandırabilir ancak bu bir zorunluluk değildir.
Sonuç olarak, anlaşmalı boşanma davası tarafların iradesine dayalı, hızlı ve genellikle tek celsede sonuçlanan bir dava türü olup doğru mahkemede açılması yasal süreç açısından büyük önem taşır.





