Yeni Zelanda merkezli genel sigorta şirketi Tower, 30 Eylül 2027’de sona erecek mali yıl için katastrofik afet reasürans programını yeniledi. Şirket, ana afet reasürans koruma limitini geçen yılki 915 milyon Yeni Zelanda dolarından 970 milyon Yeni Zelanda dolarına yükseltti.
Yeni program kapsamında Tower’ın büyük bir afet olayında reasürans devreye girmeden önce kendi üzerinde tuttuğu tutar 20 milyon Yeni Zelanda doları seviyesinde kalmaya devam edecek.
İki büyük afet için yeniden koruma
Programda önceden satın alınmış bir yeniden tesis hakkı da bulunuyor. Bu yapı, Tower’ın iki büyük katastrofik olay için reasürans korumasını kullanabilmesine imkan veriyor.
Şirket ayrıca üçüncü katastrofik olaya yönelik koruma limitini 85 milyon Yeni Zelanda dolarından 100 milyon Yeni Zelanda dolarına çıkardı.
Üçüncü afet korumasında yapı değişti
Tower, üçüncü afet korumasında satın alma şeklini de değiştirdi. Yeni modelde şartlar önceden belirleniyor ancak ek koruma için ödeme, ilk iki büyük afet olayının gerçekleşmesi halinde yapılacak. Önceki yapıda bu katman yıllık olarak önceden satın alınıyordu.
Reasürans maliyetinin primlere oranının düşmesi bekleniyor
Tower, 2027 mali yılında reasürans giderlerinin brüt yazılan primin yaklaşık %9,5’i seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu oran 2026 mali yılı için %10,6 seviyesindeydi.
Şirket yönetimi, maliyet tarafındaki iyileşmede küresel reasürans piyasasındaki daha elverişli koşulların, Tower’ın iş performansının ve risk bazlı fiyatlama kabiliyetinin daha fazla doğal tehlike türüne yayılmasının etkili olduğunu belirtti.
Doğal afet riski Yeni Zelanda sigorta pazarında belirleyici
Yeni Zelanda; deprem, sel, fırtına, heyelan ve kıyı kaynaklı riskler nedeniyle sigorta ve reasürans açısından yüksek doğal afet maruziyetine sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yerel sigorta şirketlerinin reasürans programlarında yeterli afet kapasitesi sağlaması bilanço dayanıklılığı açısından kritik önem taşıyor.
Tower’ın yenilenen programı, şirketin doğal afet kaynaklı yüksek tutarlı hasarlara karşı koruma limitini artırırken reasürans maliyetinin prim üretimine oranını düşürmeyi hedefleyen bir yapı sunuyor.





