Plastik ihracatı 2025’te 10 milyar dolara yaklaşarak sektörde rekor kırdı. Ekonomiye katkısı ve büyüme potansiyeli dikkat çekiyor.
Sayfa İçerikleri
ToggleTürkiye, 2025 yılında küresel ekonomideki belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret üzerindeki baskılara rağmen ihracatta tarihî bir sonuca ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ülkenin ihracatı bir önceki yıla oranla yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolara yükseldi. Bu sonuç, Türk sanayisinin üretim gücünü, dış ticaret kapasitesini ve küresel rekabet üstünlüğünü bir kez daha ortaya koydu.
2025 yılı içinde en büyük ihracat katkısı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektöründen gelirken, kimyevi maddeler ve mamulleri 31,9 milyar dolarlık hacimle ikinci sırada yer aldı. Elektrik – elektronik sektörü ise 17,7 milyar dolarlık dış satımla üçüncü sırada konumlandı. Kimyevi ürün grupları arasında plastikler ve mamulleri 9,567 milyar dolarlık ihracatla farkını korudu. Plastik sektörünü 7,133 milyar dolarlık satışla mineral yakıtlar ve türevleri, 3,673 milyar dolarlık işlem hacmiyle anorganik kimyasallar takip etti.
2025 yılı sonuçlarını değerlendiren plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret gerilimlerine karşın Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat seviyesine ulaşıldığını belirtti. Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık dış satımla Türkiye’nin ikinci büyük ihracat kolu olduğunu ifade eden Başkan Karadeniz, bu başarının en büyük paydaşının plastik endüstrisi olduğuna dikkat çekti.
Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu veri, yalnızca kendi alanımızın değil, aynı zamanda Türk sanayisinin üretim kapasitesinin, dayanıklılığının ve krize karşı direncinin göstergesidir. Plastik endüstrisi yüksek teknolojiye dayanan üretim gücü, geniş ürün gamı ve ihracat potansiyeliyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet dengesini koruyan temel sanayi dallarından biridir.” dedi.
Başkan ayrıca, “Kimya sektörü, Türkiye ihracatında yalnızca hacim olarak değil, aynı zamanda oluşturduğu katma değer açısından da merkezi bir role sahiptir. Bu yapının odağında plastik sektörü yer alır. Plastik endüstrisi, kimya ihracatının lokomotifi olarak Türkiye’nin küresel rekabet pozisyonunu güçlendiren stratejik bir unsurdur.” ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde süregelen savaşlar, bölgesel gerginlikler, lojistik hatlardaki aksaklıklar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların küresel ticareti önemli ölçüde etkilediğini vurgulayan Karadeniz, Türk sanayicisinin bu süreçte büyük bir çaba harcadığını dile getirdi. “Küresel krizlerin gölgesinde artan maliyetlere, finansman sıkıntılarına ve daralan pazarlara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen Türk sanayicisi kahramanca bir mücadele vermektedir. Tüm bu zorluklara rağmen ihracatçılarımız mevcut pazarlarını koruyup yeni coğrafyalara ulaşmayı başardı.” dedi.
Karadeniz, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için sanayi ve ihracat odaklı politikaların önemini vurgulayarak, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, finansman erişiminin kolaylaştırılması ve ihracatı destekleyecek yapısal reformların hızla uygulanması gerektiğini belirtti.





Sigortahaber.com, sigorta sektöründeki en güncel haberleri, analizleri ve gelişmeleri tarafsız bir bakış açısıyla sunan bağımsız bir haber platformudur. Sigorta profesyonellerine, acentelere ve sektöre ilgi duyan herkese doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Sigortacılıktaki yenilikleri, mevzuat değişikliklerini ve sektör trendlerini yakından takip ederek, okuyucularımıza kapsamlı bir bilgi kaynağı sunuyoruz.
Yorum Yap