banner437

banner410

banner413

banner334

banner441

banner436

banner407

banner409

banner412

banner78

banner440

13.07.2020, 14:31

Suçlu Kim?

                                                                                kabahat senin,
                                                                                  — demeğe de dilim varmıyor ama —
                                                                                                 kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!*

Bir önceki yazımda son günler de basına yangın haberlerinden çok patlama haberleri yansımaya başladı diye yazmış ve yaşanan son birkaç patlamadan örnekler vermiştim.

Maalesef yazıdan sonra da patlamalar olanca hızıyla devam ediyor.3 Temmuz günü belki de ülkemiz de yaşanan en büyük patlamalardan bir tanesi Sakarya da bir fabrika da gerçekleşti.

(Patlamanın yaşandığı fabrika sadece havai fişek üretmiyor, ramazan toplarından, çocukların oynadığı çata patlara kadar pek çok patlayıcı madde üretiliyor. İşletme çeşitli tehlikeli malzemeleri elleçliyor, işliyor ve depoluyor. Yani barut, amonyum nitrat gibi tehlikeli kimyasalların kullanıldığı bir fabrika).

Öncelikle patlama sonrası hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyorum.

Patlama sonrasında o kadar çok şey söylendi ki neredeyse konu hakkında söylenecek tek kelime bile kalmadı. Bu yazımda ben de bu konuyu daha toparlayıcı bir kapsam da ele almak istiyorum.

Aslında yaşananlar Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan Kırmızı Pazartesi romanında yaşananları andırıyor, roman işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetini anlatıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Bu fabrikada da daha önce yaşananlar zaten kaçınılmaz sonu bizlere çok net gösteriyor zira son 11 yılda 7.kez iş kazası gerçekleşiyor. Yapılan hesaplamalara göre fabrika faaliyetine devam ederse fabrikada bir sonraki patlamanın muhtemelen 2022 yılı sonlarına doğru meydana geleceğini ve fabrikada çalışacak işçilerin yaralanabileceklerini, sakat kalabileceklerini veya yaşamlarını yitirebileceklerini söylenebiliyor.

Konuya birkaç farklı noktadan bakmak gerekiyor zira bazı çarpıcı bilgiler yoğun bilgi akışı arasında yeterli ilgili göremiyor.

Bunları bir sistematik içinde sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle basına yansıyan afet uzmanlarının görüşlerine göre, içerisinde 110 ton patlayıcının bulunduğu fabrika sıradan bir konut gibi inşa edilmiş uzmanlara göre ihmaller zincirinin en zayıf halkası, böyle bir yapıya ruhsat verilmesi ve yapılan denetimlerin kağıt üzerinde kalması. Önemli olduğunu düşündüğüm için uzman görüşlerinin bir kısmını aşağıda paylaşıyorum.

‘’Bunlar son derece iptidai fabrika binaları. Patlamanın olduğu noktada kalmasını sağlayacak, onu bloke edecek şekilde yapılmış binalar değil. İnşaat mühendisleri patlayıcı üreten veya kullanan fabrikaların ve konutların hepsini farklı ölçütlere göre yapar. Doğal olarak bir konut yapar gibi bir fabrika yapamazsınız. Binalar hatalı. Üst yapıları çelik kafes olarak yapılmış, yani tamamen yanıcı. Çelik yangında ilk olarak eriyip yanacak şeydir. Depolama yerlerinde patlamayı önleyecek bir perde duvar bile yok. Dolayısıyla patlama sırasında bütün duvarlar aşağı inmiş. İlk patlamanın olduğu yerde bir perde duvar olsaydı yangın o bölümde kalırdı ve hiçbir yere sirayet etmezdi.”

“Türkiye’deki pek çok binamız dönüştürülmüştür. Mesela tahıl ambarı olarak inşa edilmiştir, sonra birden bire patlayıcı üreten bir fabrikaya çevrilmiştir. Okul diye açılmıştır, konuta çevrilmiştir. Bu çevirmenin her birinde yapacağınız yeni işe göre binanın statik açıdan tekrar incelenmesi gerekir. Ancak bu yapılmıyor ya da yapılsa bile kağıt üstünde yapılıyor. Binaların uygun şekilde dönüştürülmesine neden olarak üretime geçmek adına hemen bunlara izin veriliyor.”

Artık hepimizin bildiği gibi her faciadan sonra ilk akla gelen kişiler iş güvenliği uzmanları oluyor. Bu olayda da aynı süreç yaşandı. Fabrika da bulunan iş güvenliği uzmanının söyledikleri de dikkate değer.

"Yapmış olduğum incelemeler sonucunda her şeyi iş sağlığı güvenliği kurul toplantı tutanaklarına yazmama izin verilmiyordu, çünkü benim çalıştığım özel işletme bu şirketle çalışmaya devam ediyordu. Fabrikanın patlamaması mucizeydi.’’

Sanırım burada Ülkemizde 2012 yılında yürürlüğe girmiş olan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının işlerliğini tartışmak gerekiyor. Tabii burada çok önemli bir soru daha mevcuttur. Şu anda benzer riskleri taşıyan kaç fabrika hiç bir önlem almadan çalışmaya devam etmektedir onlarda da yaşanacak olası bir facia sonrası iş güvenliği uzmanları bu tarz açıklamalar yapmaya devam edecek midir ? (Bu arada basına yansıyan haberlere göre fabrika 3 ay önce denetimden geçmiş uzmanlar 3 ay önce denetimden geçen bir fabrikanın bu durumda olmaması gerektiği konusunda hemfikir).

Fabrikada çalışan ve olayı yaşayan işçilerin ne söylediği de tabii ki çok önemli yorumsuz olarak aşağıda bazı işçilerin ifadelerini paylaşıyorum.

‘‘İşçiler Özellikle Kosova’ya gönderilmek için üretilen ürünler de sıkıntı olduğunu ancak bunu yetkililere bildirmelerine rağmen önlem alınmadığını vurguladı:

Patlamanın olduğu yerde muska ve torpil denilen patlayıcılar üretiliyordu. Üretilen mallar nemlenme yapmıştı. Kurutmak için dışarı çıkardılar. Hatta bu ürünlerden duman çıkıyordu.

Kosova’ya gönderilecek patlayıcı malzemelerinin daha fazla ses çıkarması için imalathanenin hemen önünde masanın üzerinde kurutulmaya bırakıldığını gördüm.

Patlamanın meydana geldiği yerde imalat fazlası malzeme olduğunu biliyordum. Üretilen malzemeler patlamanın olduğu yerde tutuluyordu.

Pandemi sürecinde fazla olan ürünler depoya konuldu. Rutubetten dolayı çok sayıda malzeme kurutulmaya bırakılıyordu. Güneşe serilen malzemeler yanıcı olduğu için korkuyorduk. Çok kez uyarmamıza rağmen önlem alınmadı. ‘Siz çalışmaya devam edin’ denildi. Güneşle temas eden bu malzemeler patlamaya neden olur.

Muska isimli malzeme kolilerde şişme yapmıştı. Bu durumun tehlikeli olduğunu yetkililere bildirdik. Ayrıca jelatin bölümünde de makineler aşırı ısınıyordu. Ancak bunu da bildirmemize rağmen önlem almadılar.’’

Olayda önemli aktörlerden bir tanesi de fabrikanın sahipleri. İlgili kişiler 2009 yılında yaşanan patlamadan sonra ‘’Bu fabrika Avrupa'nın bu alandaki en güvenli ve en iyi fabrikası'' ifadesini kullanmış gerçekten öyle olabilir mi uzmanlar bunu da çok net olarak cevaplamış.

’İlk olarak böyle bir işyerinin kurulmadan önce, eski tesislerde ise verilen süreler içinde işyerinin tehlikeli madde envanterine göre bakanlığa aldığı/alacağı önlemlerle ilgili raporlar göndermesi gerekiyor. Yönetmelikte kaza frekansı diye bir kavram var ve şunu söylüyor: ‘İşletmeci, büyük kazaya sebep olabilecek tehlikeli ekipmanlar için senaryo edilen her bir büyük endüstriyel kazanın meydana gelme frekans değerini 1x10(-4)/yıl veya bundan daha küçük bir değere indirmesi gerekir. Bunun için önlemler alır. Yani her türlü olası kaza senaryosunu, alacağınız önlemleri, kazanın gerçekleşme frekansını en aza indirmek üzere almak ve bunu raporlarda belirtmek zorundasınız.

11 yılda 8 patlamanın (Bazı kaynaklar da patlama sayısı 7 olarak geçiyor) gerçekleştiği bir işyeri Avrupa standartlarına uygun olamaz. bizim yönetmeliğimizdeki kazanın meydana gelme frekans değerini 1x10(-4) /yıl, AB mevzuatında bu 1x10(-5)/yıl yani daha güvenli, Avrupa için de böyle diyebiliriz. Dünyada bu tür tesisler var, kazalar oluyor ama sadece bu firmanın toplam kaza sayısıyla Avrupa’daki bütün firmaların kaza sayısını kıyaslasak eminim bu fabrikanın kaza sayısı daha çok çıkacaktır.’’

Yazının biraz uzadığının farkındayım ama bu tarz işyerlerinde alınması gereken önlemleri de hatırlatmak gerekebilir kanaatindeyim son olarak patlama sonrasında yaşanan kamyon faciasını Ağustos ayında yazacağım kısa yazıda ele alacağım. Umarım başlıkta ki soruya da bir cevap bulabilmişizdir.

Bu tarz işyerlerinde alınması gereken önlemlerden bazıları ,

Patlayıcı ortamın oluşması engellenmelidir.

Patlayıcı, parlayıcı özellikte olan kimyasalların depolaması; kimyasalların depolama şartlarına uygun yapılmalıdır.

Parlayıcı, patlayıcı özellik taşıyan kimyasalların asgari miktarda (üretim kapasitesine göre) depolanması sağlanmalıdır.

Patlamayı önlemek amaçlı uygun yangın söndürme sistemleri tesis edilmelidir.

Patlamadan Korunma Dökümanı İşyerinin faaliyetine göre ve o iş yerine özgü hazırlanmalıdır; mutlaka patlama risklerinin olduğu yerler belirlenmeli, gerekli sınıflandırmalar yapılmalı ve önlemler alınmalıdır.

Patlayıcı ortamın oluşmasının engellenemediği durumda patlayıcı ortamın tutuşması önlenmelidir.

Olası patlama durumunda çalışanların sağlık ve güvenliğine olan etkilerini azaltmak için önlemler alınmalıdır.

Statik elektrik dahil tutuşturucu kaynaklar ortamdan uzaklaştırılmalı ve oluşmasının önüne geçilmelidir.

Patlayıcı ortamı oluşturabilen statik elektrik oluşumunu önlemek için çalışanlara uygun malzemeden yapılmış kişisel koruyucu donanımlar verilmelidir

Kullanılan ekipmanların statik elektrik oluşumuna neden olmayacak malzemeden üretilmiş olması sağlanmalıdır

Otomatik proseslerde, acil durum anında biriken enerjinin tamamen boşalabileceği şekilde güvenlik sistemleri kurulmalıdır.

Üretimde kullanılan maddelerin ve proseslerin karşılıklı etkileşimleri değerlendirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Olası patlamaların büyüklüğü ve çevresel etkileri değerlendirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Patlamaların önlenmesi için teknik ve organizasyonel önlemlerin bir an önce alınması sağlanmalıdır.

Çalışanlara eğitimler kağıt üzerinde değil yasalarda belirtildiği şekilde ve sürelerde verilmelidir

Çalışanlar için güvenli tahliye sistemleri oluşturulmalıdır.

*Nazım Hikmet’in ‘Dünyanın en tuhaf mahluku’ adlı şiirinden alınmıştır.

Yorumlar (0)
banner339
banner353
23°
az bulutlu
banner348
Günün Anketi Tümü
Sizce Yeni Sitemiz Nasıl Olmuş?
banner443
banner355
banner359
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
banner360
Günün Karikatürü Tümü
banner419

Gelişmelerden Haberdar Olun

@